16 Ocak 2013 Çarşamba
Emeklilik İçin Umut Doğdu
Yükselen faiz oranları emeklilik fonlarına biraz olsun nefes aldıracak. Hollanda devlet tahvili getirisi bu yıl sonunda yaklaşık yüzde 3 civarında olacak, hemen hemen verimlilik şimdikinin iki katına çıkacak.
İtalya ve İspanya gibi ülkelerde durum normale döndükçe bir karşı hareket oluşuyor; Euro Bölgesindeki güçlü Kuzey ülkelerine daha az para akışı oluyor ve faizler yükseliyor. Şu anda faiz oranlarında bir düzelme ve normalleşme başlamış durumda. Tarihsel olarak yüzde 3 faiz oranı hala düşük, ama emeklilik fonları için büyük bir umut kaynağı.
ABN Amro yatırım stratejisti Ben Steinebach, tarihin en düşük seviyesinde olan Alman ve Hollanda faiz oranlarının son haftalarda yüzde 2,5 ila yüzde 3’e çıkmasının ekonomiye canlılık getireceğini tahmin ediyor ve yükselen faizlerin bu ülkelerde bir enflasyona yol açacağını düşünmüyor.
Steinebach: "Şu an için henüz aşırı bir enflasyon görmüyorum, hatta ABD'de bile. Şimdilik, dolar önemli bir para birimi olarak güçlü konumunu koruyor ve ABD kendi bütçe açığını kapatmasında bir sorun yaşamıyor. Ancak, yatırım yapılan her bin dolar devlet borcuna gidiyor. Bu anlamda dünya çapında ekonomiye bir fren yapılmış oluyor, gerek ABD ve gerekse Avrupa'da yüksek kamu borcundan dolayı ekonomik büyüme gerçekleşmiyor.”dedi.
Son Haber
En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
abd,
faiz oranları,
faizler,
konut kredisi,
krediler
AKP'ye Kredileri Durdurun Enflasyona Son Verin
Vakti çoktan geldi de geçti bile bu krediler durdurmanın. Kılıçdaroğlu “hükümete yeni kredi açıyoruz” demiş. Kimi zaman demokrasi kahramanı, kimi zaman 12 Eylül'le hesaplaşmaya soyunmuş silahşör, bazen hodgam ve ukala, bazen tehditkâr ve baskıcı havalara bürünen fakat asla “inanmış Müslüman” ve “mazlum” rolünü oynamaktan vazgeçmeyen AKP'ye açılan kredilerden gına geldi artık.
Her büründüğü rol için değişik kesimlerden ve siyasal güçlerden krediler toplayarak geldi AKP bu günlere.
Hiç kimse anımsamıyor mu acaba?
“Temiz eller”, “şeffaf politika” sözleri vererek çıktı sahneye bu bin maskeliler. Bir zamanların rüşvet, irtikâp ve her türlü yolsuzluğa bulaşmış, hükümet kurmaktan aciz hale gelmiş siyasal partilerine tepki gösteren, ülkede politik ve ekonomik istikrara ve namuslu bir iktidara susamış insanlardan kredi aldılar. Krediler boşa gitti! “Temiz eller” sözü verenlerin ellerine bugüne dek hiçbir iktidar partisinin ellerine bulaşmadığınca çok şaibeli ve karanlık iş bulaştı.
“Elhamdülillah, önce Müslümanız. Öyleyse namusluyuz, yetim hakkı yemeyiz, harama uçkur çözmeyiz” diyerek taktıkları din taciri maskesiyle mütedeyyin Müslümanların kredilerini topladılar. Bu krediler de buharlaştı! Hem ekonomik hem de siyasal anlamda karanlık tarikatların, yobazların, daha da önemlisi, yetim hakkı yiyen din tacirlerinin keselerini doldurdu.
“Beyaz Türkler”e, “Monşerler”e falan gönderme yaparak ve “biz halkın çocuklarıyız” diyerek taktıkları maskeyle de kasaba ve büyük kent yoksullarından kredi topladılar. Bu kredi de yandı bitti kül oldu. Biraz erzak, biraz kömür, bir yeşil kart derken, Anadolu'da çakalları kaplanlaştırarak az sayıda milyoner türetirken, milyonlarca işçi ve emekçinin haklarını da budayıp geçtiler.
Ülkeyi demokratikleştirecekleri iddiasıyla bir maske takındılar. 12 Mart darbesinden geçmiş, çoğu demokratik hak ve özgürlüklerin iğdiş edildiği, onbinlerce insanın zindanlara doldurulduğu, işkencelere yatırıldığı bir dönemin ardından, çoğu saf insan da bu tuzağa düştü. Onlara kredi vermeye kalktı. Safları bir yana bırakalım. Asıl büyük kredileri, gönüllü olarak bu oyuna katılan liboşlardan, bir dizi aklı şaşmış eski solcu aydından, türeme liberallerden aldılar. “Yetmez ama evet”çilerden bir kısmı, bunları iktidarına boyun eğen kimileri krediyi öylesine abarttı ki, “Yeter de artar bile” safına dizilenler oldu. Bu krediler de battı! Şimdi bazıları duruşunu yeni baştan gözden geçirmek zorunluğunu hissediyor, “hukuk, adalet... yeter artık” diye söyleniyorlar, ama iş işten geçmiş. AKP demokrasi maskesini çoktan çıkarmış. Recep Tayyip Erdoğan başkanlık sistemini getirmekten bahsetmek bir yana, kuvvetler ayrılığı ilkesine bile sataşıyor. “AKP iktidarı islam faşizmine doğru mu yürüyor?” sorusu kafaları kurcalıyor.
12 Mart'a değinmişken... gözleri yaşlı dramatik maskeler takarak mazlum numaraları yapan, işkence masasından başbakan koltuğuna uzanan dramatik öyküler uyduran Recep Tayyip'e askerler de kredi açtı. Hem de Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en eli kanlı darbesini yaptıktan sonra piyasaya sürdüler bu kredileri. Kendileri gölge ardına çekilerek. 28 Mart falan, filan hep bunlara kredi oldu. AKP hem bu kredileri kullandı, hem de bu kreditörleri ödüllendirmek şöyle dursun, hapislerde süründürerek rezil rüsfay etti. Üstelik hukuk tarihine geçecek bu düzmece mahkemelerle kendisine yeni krediler oluşturdu. Askerler rüzgar ekip, fırtına biçtiler. Bu fırtınada kredileriyle birlikte kendileri de telef oldular.
Ya meclisteki sandalyelerde oturan ve sözümona muhalefet yaptığı iddiasında olan Partiler? Bana kalırsa, MHP daha iktidara gelmeden AKP'ye kredi tanımak bir yana, başlangıç sermayesi bile vermiş bulunuyordu. Şimdi de her yeni söylemi, yeni bir kredidir. Bu konuda kanıtlar öne sürerek zaman harcamak bile abestir. Ya CHP? Meclisteki ana muhalefet partisinin kendi politikasını oluşturmaktan bunca aciz kalışı bile bir kredidir AKP için. AKP kurmaylarının ağzından dökülen fakat hangi kurumların öneri ve planlarıyla tasarlanmış olduğu şüpheli gündemlerin ardından koşmaktan yorgun düşmüş bir ana muhalefet partisi. Kendi tabanındaki tepkiyi örgütleyerek AKP'yi geriletmek bir yana bu tepkilerin dağılarak heba olmasına yol açan, bu tabanın güvenini yitiren, böylece kendi kredisi sıfırlanmış bir partinin ısrarla AKP'ye kredi tanıması da artık gülünç oluyor. CHP'ninki artık kredi bile sayılmaz! Nitekim, çeklerin çoktan karşılıksız olduğunu, senetleri kıracak kimse kalmadığını bilen Recp Tayyip kredi önerisini en aşağılayıcı biçimde geri çevirdi.
Heyhat, ne yazık ki iş burada bitmiyor.
Ya Kürd özgürlük hareketinin AKP'ye açtığı kredilere ne demeli? Birileri dağ kovuklarında gerilla savaşı yaparken, bir başkaları kentlerde yürüyüşler ve mitingler düzenlerken, mecliste de Kürd vekilleri yüksek sesle muhalefeti seslendirir gibi yaparken, sıradan insanlar arasında “bu “mesele”yi başabakanın çözebileceğini düşündürecek konumlar sergilendi, davranışlarda bulunuldu. O da yetmedi sözlü demeçler verilerek “bu sorunu isterse O çözer, ondan başka kimse çözemez” gibi sözler söylendi. Erdoğan'ın her çözüm iddiasıyla ortaya çıkışında, hükümetinin çeşitli kademeleriyle kapalı kapılar ardında pazarlığa oturduklarında ona yeni bir kredi vermiş oldular. Belki siyasal arenada ustalıkla manevra yaptıklarını düşünmüş, “bak biz öylesine güçlüyüz ki, devletle pazarlığa oturuyoruz” havasıyla kendi kredilerini yükselteceklerini ummuş olabilirler. Ama öyle olmadı. Krediler her seferinde AKP'nin kasasına aktı ve orada berhava oldu. Dağdan inişler, geri dönüşler hüsranla bitti, çekmecelerden boş kesekağıdı çıktı. Bu arada bir tarafta Barzani'den, öte yanda ABD'den, derken Suriye'ye yönelen emperyalist saldırıdan; daha doğrusu, yardım alabileceğini umduğu -kim ve hangi çıkarlar peşinde olduklarına bakmaksızın- her güçten medet uman Kürd özgürlük hareketi de kendi kredilerinin bir kısmını böylece tüketme yoluna girdi.
Ülkemizde kredi verme meraklısı çok. Bu arada, sadece 12 Eylül darbesinin altında ezilmesi yetmezmiş gibi, dünya çapında da yenik düşen solun büyük bir kesimi de, Kürd ulusal hareketine -hiçbir koşul öne sürmeksizin- destek çıkarak onun kredilerinden kendisine bir pay çıkaracağını umdu. Ne yazık ki, kendi toplama olasılığı olan kredileri de böylece yitirdi. Aksini yapmış olsaydı, belki işçi ve emekçi yığınlardan toplayacağı kredilerle hem kendi güçlenirdi, hem de başta Kürd hareketi içinde belirleyici olabilecek Komünist, sosyalist devrimci öğelere güç katarak hareketin böylesine gelgitlere düşme olasılığını azaltabilirdi. Bu da olmadı. Krediler boşa gitti.
İşte böyle, kredileri bir yandan toplayıp, öte yandan bol keseden harcayan AKP, kendisine kredi sağlayanlara ihanet ederek, onları aldatarak, ya da bir köşeye itip, değersizleştirip, çöpe atarak bugüne geldi. Ülkemizi de bu hale getirerek 2. Cumhuriyet'e devirdi. Şimdi Başbakan'ın son hayali, padişah ecdadı gibi at sırtında sefere çıkarak ülkeler fethederek tarihe geçmek. Ancak zaman o zaman değil, çoktan geçmiş gitmiş.
Toplamaya devam edeceğini sandığı kredilerin sağlayıcıları da kalıcı değil. Recep Tayyip Erdoğan'a “artık haddini bil” sinyalleri veren ABD mi desiniz, Dünya Bankası mı? Aslına bakılırsa bunca kredi bir çeşit enflasyona yol açmış. Suudi Arabistan gibi yeni kredi vereceğini söyleyenlerin ise parası olsa da siyasal/diplomatik değeri yok!
Kredi verecek olanlar şimdi başkaları: Yavaş yavaş direnmeye başlayan işçiler, baskılara karşı tepkisi giderek artan Aleviler, doğalarına sahip çıkan kır emekçileri, bilimin aydınlığından yana olan bilim insanları, akademisyenler, gençler, ikinci sınıf insan muamelesi görmeyi reddeden kadınlar... Giderek kendisini gösteren ve yakında hızla büyüme olasılığı olan her kesimden gayrı memnunlar. Gelecekte bunlardan oluşacak taze ve büyük krediler var. Onlar bu taze kredileri kimlere verecek dersiniz?
Bu soruya yanıtım açık ve kesin: Bundan sonra kredi toplama sırası, geçmişte düşüncesizce kredisini boşa harcamamış olanlarda. Sıra, durmadan, bıkmadan, usanmadan kurtuluş yolunu gösterenlerdedir, Komünistlerdedir; bu yolun sonunda duran hedefe, Sosyalizm'e işaret edenlerdedir. Tabii, onlar maskelerle, takıyye yöntemlerini uygulamayacakları için işleri zor. halkın en geniş kesimlerini, aldıkları krediyi çoğaltarak, baskısız ve sömürüsüz bir yaşam sunarak geri ödeyecek olanlara; Komünistlere
Haber Sol
En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
akp,
faiz oranları,
konut kredisi,
krediler
Ağaoğlu'ndan Konut Kredisi Zammına Tepki
Zaman Gazetesi Ekonomi Editörü Turhan Bozkurt'un hazırlayıp sunduğu Skytürk360 ekranlarından yayınlanan Üç Nokta programına konuk olan Ali Ağaoğlu, KDV düzenlemesinin inşaat sektörünü sekteye uğratacağını söyledi.
Sektör Kaosun İçine İtildi
Kentsel dönüşüm yasasının cumhuriyet tarihinin en önemli yasalarından biri olduğunu ifade eden Ağaoğlu, “Türkiye’de 20 milyona yakın konut stoğu var. Bunun asgari yüzde 50’sini deprem olmadan, milyonlarca can kaybı yaşanmadan bizim kontrollü bir şekilde yıkıp yenilememiz lazım. Biz bunu teşvik ediyoruz ve yasa çıkardık. KDV düzenlemesi bunun önünü kapayacak. Burada gerekli düzeltmelerin yapılması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na çok iş düşüyor. Sektör maalesef kaosun içine itildi.” dedi.
İnsanların Güvenilir Dairelere İhtiyacı Var
Ağaoğlu, KDV artışının kredi maliyetlerindeki düşüşün ev almak isteyenlere sağladığı avantajı ortadan kaldıracağına işaret ederek,"İnsanların nitelikli ve güvenilir konuta ihtiyacı var. Faizlerin bir miktar aşağı doğru inmesiyle insanların alım gücü yukarı doğru taşındı. KDV'de yüzde 17'ye varan artış olacak. Bunu fiyata muhakkak yansıtmak durumundayız. Bunu yansıtınca da daire fiyatları yukarı çıkıyor ve insanların daireye erişebilme imkanları yine kayboluyor."diye konuştu.
10 Bin Kişiyi İşten Çıkarsam Ne Olur ?
KDV düzenlemesinin konut fiyatlarını artıracağını ve satışları azaltacağını belirten Ağaoğlu, “Maliye bugün tahsil ettiği KDV’den daha az tahsil edecek. Gelir azalacak. Buna karşılık işsizlik inanılmaz şekilde artacak, çalışan insanlardan alınan SGK primi, muhtasarı bunları da hepsinin üzerine koyun. Ben yarın 10 bin kişiyi işten çıkarsam ne olacak? Devlet ne kadar gelirden mahrum olacak. Derdimizi siyasilere, hükümete anlattık ama bürokratalara anlatamadık.” şeklinde konuştu.
Düzenlemenin kayıtdışını artıracağını da kaydeden Ağaoğlu,"Mevcuthaliyle kalırsa KDV, kayıtdışılık artacak, belediyelerle ikili pazarlıkları artacak, arsa rayicini düşük göstermek isteyenlerin suistimalleri derken yolsuzluklara kapı arlanacak. Bu konuda olabilecek en kötü yöntem belirlendi.” dedi.
Maslak’ta Ata Binmiştik Burada da Kayığa Bineceğiz
Ağaoğlu, 1,3 milyar TL'ye ihalesini kazandığı Kartal projesinden de bahsetti. Ticaret, alışveriş merkezi olan, rezidans ve marinanın da yer alacağı konseptin hazır olduğunu söyleyen Ağaoğlu, finansmanının hazır olduğunu ve 2013’ün ilk yarısına kadar satışların başlayacağını kaydetti. Proje için Türkiye’nin en büyük 41 firmasının ihaleye girdiğini ifade eden Ağaoğlu, “O bölgeyi iyi bilen DAP Yapı'nın sahibi hemşehrim Ziya Yılmaz ile iş birliği yaptım. Çok güzel bir proje. Maslak’ta ata binmiştik, burada da kayığa bineceğiz.” ifadelerini kullandı.
Uludağ’ın Davos olmasıyla ilgili olarak, bu konudaki en büyük engelin Orman Bakanlığı olduğunu öne süren Ağaoğlu, “Uludağ’ı Davos’tan daha güzel yaparız biz de o bilgi birikimi ve sermaye var. Orman Bakanlığının Uludağ’ı ya Turizm Bakanlığına devretmesi lazım ya da Bursa Büyükşehir belediyesine. Yoksa Orman Bakanlığının hazırladığı planla Uludağ daha büyük kaosa girer kesinlikle yürümez. Oradan bu şekilde ne Davos olur ne de başka birşey.” diye konuştu.
Manşet Haber
En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
ağaoğlu,
konut kredisi,
konut kredisi faiz oranları,
zam
Konut Kredisi Faizlerinde İndirim Talebi
İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) Genel Başkanı Tahir Tellioğlu, inşaat sektörünün eski canlılığına kavuşabilmesi için konut kredisi faizlerinin düşmesi gerektiğini savunarak, mevduat faizlerinin yüzde 7’lere düştüğü bir dönemde, aylık konut kredisi faiz oranlarının hala yüzde 0,90-1 aralığında tutulmasını anlayamadıklarını belirtti.
Tellioğlu, yaptığı yazılı açıklamada, inşaat sektörünün zor bir süreçten geçtiğini, önlemler alınmaması halinde 2013 yılında sektördeki daralmanın yüzde 25’lere ulaşabileceğine dikkati çekti.
Yeni KDV uygulaması ile konut maliyetlerinin artacağını, konutun yatırım aracı olma özelliğini kaybedeceğini vurgulayan Tellioğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da en büyük imar hareketi olacak kentsel dönüşümün başarılı olabilmesi için inşaat sektörünün güçlendirilmesi gerekiyor. İnşaat sektörü, Türk ekonomisinin lokomotifi konumunda bulunuyor. İnşaat sektörünün zor duruma düşmesi, bu sektörle doğrudan ya da dolaylı olarak bağlantılı olan 300’e yakın sektörü de olumsuz etkiler. Vatandaşın yatırım aracı olarak yeniden konuta yönelmesi için konut kredisi faizlerinin makul seviyelere çekilmesi şart. Mevduat faizlerinin yüzde 7’lere düştüğü bir dönemde, aylık konut kredisi faizlerinin hala yüzde 0,9-1 aralığında tutulmasını anlayamıyoruz. Bankalar bu kadar yüksek kar marjıyla çalışmakta inat ederse, yakında kredi kullandıracak kişi bulamayacaklar.”
Yatırım Yeri
En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Yeni Yıla Özel Dosya Masrafsız İhtiyaç Kredisi
Finansbank, müşterilerine hem dosya masrafsız hem de düşük faizli ihtiyaç kredisi olanağı sunmayı sürdürüyor.
Finansbank açıklamasında, 2012'nin son iki ayında yoğun talep gören çok cazip koşullu kredinin, ocak ayında da Finansbank müşterilerinin hayallerini gerçekleştirmeye devam etiği belirtildi. Bu özel kampanyayla müşteriler 10 bin lira ve üzeri kredi tutarları için aylık yüzde 1,39'dan başlayan düşük faizli oranlar ve 60 aya varan vade seçenekleri ile dosya masrafsızihtiyaç kredisi kullanabilecek.
Müşterilerine düşük faizli ihtiyaç kredisi olanağı sunan ve ''Bizce Mümkün'' konsepti çerçevesinde çalışmalarını yürüten Finansbank'ın, acil nakit ihtiyacı olan müşterilerinin yanında olmaya devam ettiği belirtildi.
Açıklamaya göre, dosya masrafı ödemek istemeyen müşteriler için çok cazip bir teklif sunan Finansbank, uygun faiz oranıyla da dikkat çekiyor. Finansbank'ın uygun faizli kredileriyle 2013 için hayaller de gerçek oluyor.
AA
En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
dosya masrafı,
finansbank,
krediler,
uygun faiz oranları
DASK'ta Yüzde 10 İndirim Avantajı
Zorunlu deprem sigortasında yeni tarife ve indirimler belli oldu. Yenideprem yönetmeliğine göre yapılan binalar zorunlu deprem sigortasında avantajlı olacak.
Doğal Afet Sigortaları Kurumu'ndan (DASK) yapılan açıklamaya göre, zorunlu deprem sigortası tarife ve talimatı ile genel şartları 1 Ocak 2013'ten itibaren geçerli olacak şekilde güncellendi.
Afet Sigortaları Kanunu'na istinaden yapılan güncelleme ile birlikte inşaat ruhsatı tarihi 2007 yılı veya sonrası olan binalara tarife fiyatı üzerinden 1 Mart 2013 tarihinden itibaren yüzde 10 indirim yapılacak.
Zorunlu deprem sigortası poliçe yenilemelerinde yapılan yüzde 20 indirim de devam ediyor. Zorunlu depremsigortası için yüzde 10 inşa yılı indirimi ve yüzde 20 yenileme indiriminden aynı anda yararlanıldığında toplam indirim yüzde 30'a varıyor.
100 Metrekare Konutun Aylık Ortalama Primi 14 Lira
Zorunlu deprem sigortasında prim tutarları inşaat metrekare birim maliyetlerindeki artışa göre güncellendi. Bu durum, prim tutarlarında yaklaşık yüzde 9 oranında artış anlamına geliyor. Birinci derece deprem risk bölgesindeki 100 metrekare betonarme bir konutun yıllık (indirimsiz) prim tutarı 164 lira, aylık yaklaşık 14 lira olarak belirlendi.
Zorunlu deprem sigortasının teminat üst limiti ise korundu. Zorunlu deprem sigortası kapsamında yapı tarzı ayrımı yapılmaksızın konutlara en çok 150 bin liraya kadar teminat veriliyor. Yapılan son güncellemeyle birlikte toplu başvurularda uygulanan grup indirimi de, yaygın kullanılmaması nedeniyle kaldırıldı. Bunun yerine inşaat ruhsat tarihi 2007 ve sonrası olan binalara yüzde 10 ek indirim uygulaması başlatıldı.
Bu yıl yüzde 20 olarak aynen korunan yenileme indiriminin de 2014 yılından itibaren iki kademeli uygulanması planlanıyor.
Sigortalı Konut Sayısının Artırılmasına Büyük Önem Veriyoruz
Açıklamada görüşlerine yer verilen DASK Yönetim Kurulu Başkanı Selamet Yazıcı, Ege Denizi'nde Bozcaada açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin İstanbul'un yanı sıra İzmir, Bursa, Çanakkale, Kocaeli, Balıkesir ve Edirne'de etkili bir şekilde hissedildiğini hatırlatarak, "Çeşitli bölgelerde sıklıkla meydana gelen küçük ve orta ölçekli depremler, depreme hazırlıklı olmamız gerektiğini bize her an hatırlatıyor. Depreme hazırlıkta, güvenli konutu teşvik edecek mekanizmalara ve sigortalı konut sayısının artırılmasına büyük önem veriyoruz" değerlendirmesini yaptı.
Yeni düzenlemelerin daha güvenli konutların inşasını teşvik eden yönleri bulunduğunu ifade eden Yazıcı, "Yapılan sistem iyileştirmesi sonrasında kurumumuz, Mart ayından itibaren Ulusal Adres Veri Tabanı kayıt sistemine göre poliçe düzenlemeye başlayacak. Bu sistemi kullanarak sigortalı ve sigortasız binaları hem daha etkin takip etmeyi hem de yeni yapının oturması ile birlikte sigortalamada ve primleri belirlemede daha risk odaklı bir altyapı kurmayı hedefliyoruz" bilgisini verdi.
CNNTurk
En uygun konut kredisi için konut kredisi hesaplama aracı kullanılarak, istenilen kredi tutarı ve vadede göre bütçeye uygun taksit miktarları hesaplanabilir.
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
konut kredisi,
krediler,
zorunlu deprem sigortası
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

.jpg)

.jpg)

.jpg)