10 Ekim 2012 Çarşamba

Bakan Faiz Oranlarını Büyümeyi Frenliyor Dedi

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası'nın faizi indirmesi gerektiğini belirterek, ''Bu faiz politikası Türkiye'nin büyümesinde her zaman frenle engel olacak'' dedi.

Çağlayan, Hürriyet Ankara Gazetesi'nin ''Ankara'dan Türkiye Ekonomisine Bakış'' konulu toplantısına katılarak bir konuşma yaptı. Bakan Çağlayan, Ankara'nın ekonomisi hakkında bilgiler vererek, Ankara'nın uluslararası sergi ve fuar merkezi yapılması konusunda çalışmaları sürdürdüklerini ifade etti. Bu fuar ve sergi merkezinin Türk sanayi ürünlerinin dünyada en iyi sergilendiği alan olacağına inandığını ifade eden Çağlayan, Ankara'ya kurulan teknokentlerin de Ankara'yı savunma sanayinde öncü duruma getirdiğine inandığını söyledi. Çağlayan, Ankara Sanayi Odası Başkanı olduğu dönemde Ankara'nın ihracatının 600 milyon dolar olduğunu, şimdi ise bu rakamın 6,7 milyar dolara çıktığını belirterek, Ankara'nın önemli bir hizmet ihracatçısı olduğuna dikkati çekti. ''Geçmişte Ankara'yı yönetenler Ankara'nın sanayi şehri olmasına izin vermeyeceğiz demişlerdi'' ifadesini kullanan Çağlayan, o günün Türkiye'sinde, o günün Ankara'sında bunun böyle söylendiğini, ama şimdi Ankara'nın bir sanayi, turizm ve ticaret şehri olduğunu vurguladı.

 Bakan Çağlayan, dün açıklanan Orta Vadeli Program'da büyüme tahmininin revize edildiğini hatırlatarak, şöyle konuştu: ''Biz geçen yılki yüzde 8,5'lik büyüme, ondan bir yıl önce yüzde 9,2'lik büyüme ki, 2009'un negatif durumundan sonra bu rakamları elde etmemiz... Çıtayı çok yükseklere çıkardığımız bir ortamda şu anda geldiğimiz 6 ay için yüzde 3,1'lik büyüme ile yılın genelinde öngörülen yüzde 3,2'lik büyüme hedefinden asla moraliniz bozulmasın. Türkiye Avrupa ile dünya ile mukayese edilmeyecek kadar büyük başarı gösteriyor. Ben isterdim ki Türkiye yüzde 5 büyüsün. Türkiye'yi 2023 hedeflerine taşıyacak büyüme yıllık ortalama yüzde 5, yüzde 6 büyümeden geçiyor. Sürekli büyümek zorunda olan bir ülkeyiz.'' Türkiye ekonomisinin ihracat ile büyüdüğünü ifade eden Çağlayan, ''Eğer Türkiye ikinci çeyrekte yüzde 5,7 puanlık ihracat desteği olmasaydı yüzde 3,3 büyüme yerine yüzde 2 küçülecekti'' dedi. Çağlayan, uluslararası rekabetin kolay olmadığını belirterek, son 12 aylık ihracatın bugün itibariyle 147 milyar dolar olduğunu söyledi.

Avrupa'daki krize ve bölgedeki olaylara rağmen ihracatın artış gösterdiğini belirten Çağlayan, ''Bundan dolayı 'Türkiye fren yapmamalı' diyorum. Benim derdim bu'' diye konuştu. Çağlayan, 2009 küresel ekonomik krizin dünyayı altına üstüne getirdiğini belirterek, bu krizin en büyük nedeninin finans sektörünün yanlış adımlar atması olduğunu ifade etti. Bundan ders çıkarılması gerektiğini belirten Çağlayan, şunları kaydetti: ''Bankacılık ve faizle ilgili söylemlerim bundan dolayı.. Yoksa benim faizle bir işim yok şükürler olsun. Hayatımda Allah bana faiz yedirmedi. Yedirmez de inşallah. Sanayicilik yaptım, hayatım boyunca faizle de işim olmadı. Türkiye'de bankacılık sistemi maalesef davranışlarıyla sanayiciyi, teknolojiyi, inovasyonu desteklemek yerine başka alanları destekliyor. Ve çok yüksek faizli kredi sistemi şu anda Türkiye'de var. Merkez Bankası'nın politika faizi ortada.

Merkez Bankası faizi indirmelidir arkadaşlar. Bugün Türkiye, Avrupa ve dünyanın bir çok ülkesinde negatif reel faizlerin olduğu bir dönemden geçiyor. Bu faiz politikası Türkiye'nin büyümesinde her zaman frenle engel olacak.''

Hayat Grubu Sigortalarda Risk Primi Hesabı İle Birikimler İçin Garanti Edilen Teknik Faiz Oranı Farklı Olabilecek



Hayat grubu sigortalarda, risk primi hesabında kullanılan teknik faiz oranı ile birikimler için garanti edilen teknik faiz oranı farklı olabilecek. Teknik faiz oranı sigorta ürününün süresi dikkate alınarak ihtiyatlı olarak seçilecek. Hazine Müsteşarlığı teknik faiz oranlarının asgari ve azami sınırlarını belirleyebilecek. -Hayat sigortalarında kar payı oranı her tarife grubu veya kar payı teknik esası için ayrı hesaplanacak. Şirketler, kar payı oranlarının artırılması için gerekli tedbirleri alacak. Kar payı verilen hayat grubu sigortaları için dağıtılacak kar payı oranları, şirketin internet sitesinde ilan edilerek elektronik ortamda da Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine bildirilecek.

Hayat grubu sigortalarında aracı komisyonu, şirketler ile sigorta aracıları arasında serbestçe belirlenecek. Şirketler, sigortadan ayrılarak sonlandırılan sözleşmelerde matematik karşılıkların belli bir oranı şeklinde erken ayrılma kesintisi uygulayabilir. Söz konusu oran bilgilendirme formunun ve poliçenin ilk sayfasında en az 14'lük puntolarla yazılacak ANKARA (ANKA) - Hazine Müsteşarlığı hayat grubu sigortalarına ilişkin faaliyetleri düzenlemek, sigorta ettirenlerin, sigortalıların ve lehtarların hak ve menfaatlerinin korumak amacıyla düzenleme yaptı. Hayat grubu sigortalarında faaliyet gösteren Türkiye'de kurulu sigorta ve emeklilik şirketleri ile yabancı sigorta şirketlerinin Türkiye'deki teşkilatını kapsayacak şekilde hazırlanan yönetmelik çerçevesinde hayat grubu sigortalarda, risk primi hesabında kullanılan teknik faiz oranı ile birikimler için garanti edilen teknik faiz oranı farklı olabilecek. Teknik faiz oranı sigorta ürününün süresi dikkate alınarak ihtiyatlı olarak seçilecek. Hazine Müsteşarlığı teknik faiz oranlarının asgari ve azami sınırlarını belirleyebilecek.

Hazine Müsteşarlığı'nın Hayat Grubu Sigortaları Yönetmeliği Resmi Gazete'de yayımlandı. Yönetmelik ile sigorta ettirenlerin, sigortalıların ve lehtarların hak ve menfaatlerinin korunması ile hayat grubu sigortalarına ilişkin faaliyetlerin düzenlenmesi, denetlenmesi ve gözetimine ilişkin usul ve esaslar düzenlendi. Yönetmelik, hayat grubu sigortalarında faaliyet gösteren Türkiye'de kurulu sigorta ve emeklilik şirketleri ile yabancı sigorta şirketlerinin Türkiye'deki teşkilatını kapsayacak şekilde hazırlandı. Hayat grubu sigortalarının "Hayat sigortası, evlilik veya doğum sigortası, sermaye itfa sigortası ve yatırım fonlu sigortaları" olarak belirlendiği Yönetmelikte teknik esaslar hakkında detaylara yer verildi. Buna göre risk primi hesabında kullanılan teknik faiz oranı ile birikimler için garanti edilen teknik faiz oranı farklı olabilecek. Teknik faiz oranı sigorta ürününün süresi dikkate alınarak ihtiyatlı olarak seçilecek. Müsteşarlık teknik faiz oranlarının asgari ve azami sınırlarını belirleyebilecek.

 Şirketler Kar Payı Oranlarının Artırılması İçin Gerekli Tedbirleri Alacak

Kar payı oranı, matematik karşılıkların yatırıldığı varlıklardan yıl içerisinde elde edilen gelirlerin bu Yönetmelik hükümlerine ve genel kabul görmüş muhasebe kurallarına göre hesaplanan net yatırım geliri oranı olacak. Kar payı oranı, her tarife grubu veya kar payı teknik esası için ayrı hesaplanacak. Şirketler, kâr payı oranlarının artırılması için gerekli tedbirleri alacak. Kar payı verilen hayat grubu sigortaları için dağıtılacak kar payı oranları, şirketin internet sitesinde ilan edilerek elektronik ortamda da Merkeze bildirilecek. Şirketin, kâr payı oranlarını tarife gruplarına veya kâr payı teknik esaslarına göre hesapladığı durumlarda her oran aynı şekilde ve birlikte ilan edilecek.

Kesintiler

Gider payı, sigorta aracılarına aracılık faaliyetleri dolayısıyla ödenen miktarı veya şirketlerce yapılan masraflar (aracı komisyonu) ile işletme masrafı oranı tarifelerin özelliklerine göre şirket tarafından belirlenecek. Hayat grubu sigortalarında aracı komisyonu, şirketler ile sigorta aracıları arasında serbestçe belirlenecek. Şirketler, sigortadan ayrılarak sonlandırılan sözleşmelerde matematik karşılıkların belli bir oranı şeklinde erken ayrılma kesintisi uygulayabilir. Söz konusu oran bilgilendirme formunun ve poliçenin ilk sayfasında en az 14'lük puntolarla yazılacak.

 Ölüm Düzeyi ve Hastalık Düzeyi Tabloları

Ürün kapsamında sunulan teminatlara ilişkin kullanılan, "belirli bir nüfus topluluğunun gözlem altında tutulması sonucunda oluşturulan, yaşama ve ölüm istatistiklerine göre elde edilen sonuçlardan, her bir yaşta bir yıl içerisinde hayatta kalacak ve ölecek kişilerin sayısının öngörüldüğü" ölüm düzeyi, iskonto edilmiş ölüm düzeyi ve hastalık düzeyi tabloları ihtiyatlı olarak seçilecek. Müsteşarlık ölüm düzeyi ve hastalık düzeyi tablolarını şirketlerin portföylerinin sonuçlarına Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezini veya Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre belirleyebilecek veya revize edebilecek.

 Hayat Grubu Sigortaları Tarifeleri

Hayat grubu sigortaları tarifeleri, risk primi veya birikim primi, gider payı, aracı komisyonu (veya üretim masrafı), sigortadan ayrılma, ücretsiz sigorta, borç alma ile matematik karşılıkların hesaplanmasına esas teşkil eden formüllerin yer aldığı teknik esaslardan ve özel şartlardan oluşacak. Şirketler, hayat grubu sigortaları tarife ve kar payı teknik esaslarını belirlerken şu esaslara dikkat edecek: "Sigorta tarifesinin kodu, adı, konusu ve verilen teminatlar açık bir şekilde belirtilecek ve içerik olarak birbirleriyle uyumlu olacak. Sigorta teminatları, ekonomik koşullar ile sigorta ettirenlerin taleplerine göre şirketin kabulü halinde değişebilecek. Sigorta teminatlarının veya birikimlerin bir varlığa veya varlık grubuna endekslendiği hayat grubu sigortalarında, primler de aynı endekse göre belirlenebilecek. Ölüm ihtimaline bağlı grup sigortalarında, Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenecek esaslar çerçevesinde her yıl hesaplanarak güncelleştirilmesi kaydıyla, grubun tamamı için tek bir ortalama yaş veya grubun belirli yaş aralıklarına bölünmesi durumunda her bir aralık için ayrı ortalama yaş hesaplanarak kullanılabilecek. Ortalama yaşın belirlenmesinde kullanılan veri ve hesaplama yöntemi tarifeye eklenecek. Grup sigortalarına ilişkin esaslar Müsteşarlıkça belirlenecek. Tarifede kullanılan teknik faiz ve ölüm düzeyi tablosunun belirlenme ölçütleri açıkça belirtilecek. İşletme masrafı oranı, kâr payı dağıtım esasları ve bir varlık grubuna endeksli sözleşmeler için varlıkların oranları tarifelere ait kâr payı teknik esaslarda yer alacak. Ürün tipine bağlı olarak kâr payı verilmesi hali kâr payı teknik esaslarında düzenlenecek. Yabancı para veya bir varlığa endeksli tarifelerin Türk Lirası üzerinden yapılan tarifelere veya diğer bir varlığa endeksli tarifelere dönüştürülüp dönüştürülemeyeceği ve buna ilişkin uygulama esasları açık olarak yazılacak. Tarifeye ait gider payı, aracı komisyonu (veya üretim masrafı) ile fesih ve sigortadan ayrılma durumunda yapılabilecek diğer kesintilere ilişkin bilgiler belirtilecek. Teknik esaslara göre hesaplanan prim ve örnek olarak hesaplanan matematik karşılık tabloları tarifeye eklenecek. Tarife konusu ürünün sunulması düşünülen hedef kitle, hedef kitlenin genel özellikleri, beklenen pazar payı, devamlılığa ilişkin öngörüler ve ürüne ilişkin kârlılık analizi açıklamalı olarak tarife ekinde yer alacak.

Evlilik ve ya Doğum Sigortası Tarifelerinde Sigorta Tazminatın Ödenmesi Esasları Açıkça İfade Edilecek

Evlilik veya doğum sigortası tarifelerinde sigorta tazminatının veya birikimlerin ödenmesine esas alınacak olaylar açıkça ifade edilir. Bunlara ilişkin olarak sigorta ettirene, sözleşmenin yapılması öncesinde ayrıca bilgi verilecek. Sermaye itfa sigortası tarifeleri, risk primi içermeksizin sadece birikim primi göz önünde bulundurularak düzenlenir. Birikim işlemlerine ilişkin aktüeryal tekniğe dayanan hesaplama yöntemleri ve ilgili açıklamalar tarife kapsamında açıkça belirtilecek. Yatırım fonlu sigorta tarifelerinde, matematik karşılıkların yatırılabileceği varlık ya da varlık gruplarına ilişkin olarak ayrıntılı bilgiler ile teknik faiz oranında garanti getiri verilip verilmeyeceği hususu tarifede yer alacak. İrat ödemeli hayat grubu sigorta ürünlerinde; ölüm düzeyi tablolarının, gerçekleşen ölüm oranlarına göre revize edilip edilmeyeceği ile gerçekleşen ölüm oranlarının ölüm düzeyi tablosunda öngörülen oranlardan sapmasının irat ödemelerine yansıtılıp yansıtılmayacağı hususları tarifede açık bir şekilde belirtilecek. Müsteşarlık bu hususlara ilişkin usul ve esasları belirleyebilecek. Sigorta ettiren ve sigortalı bu konuda şirket tarafından bilgilendirilecek.

 Hayat Grubu Sigortaları Aktüerya Raporu

İrat ödemeli hayat grubu sigortaları dışındaki hayat grubu sigortalarına ilişkin tarife ve varsa kar payı teknik esasları genel kabul görmüş aktüeryal tekniklere ve bu Yönetmelikte belirlenen ilkelere uygun şekilde hazırlanarak şirketler tarafından uygulanacak. Aktüer, şirketin hayat grubu sigortaları faaliyetleri ile ilgili olarak yıl sonu itibariyle hazırladığı "Aktüerya Raporu"nu her yılın en geç Nisan ayı sonuna kadar elektronik ortamda Merkeze göndermek zorunda olacak.

 Birikim Priminin Alındığı Hayat Grubu Sigorta Ürünleri

Birikim priminin alındığı hayat grubu sigorta ürünlerinde; yatırım fonlu sigortalar hariç teknik faiz oranında garanti getiri verilmesi zorunlu olacak. Teknik faiz oranındaki garanti getiri, tarife teknik esasları ve sigorta sözleşmesi üzerinde yazılı olması ve sigorta ettirenin önceden bilgilendirilmesi kaydıyla sigorta süresinin sonu veya belirli dönemler itibarıyla hesaplanacak şekilde taahhüt edilebilecek. Kar payı verilmesi de zorunlu olup; kar payı birikim priminin şirketin serbest hesaplarına intikalini takip eden ilk iş gününden itibaren her sigorta sözleşmesi için sözleşmenin sona erdiği tarihe kadar ilgili teknik esaslara göre hesaplanacak. Her bir yıl itibarıyla gider payı ile aracı komisyonunun toplamı ve işletme masrafı oranları bilgilendirme formunun ve poliçenin ilk sayfasında en az 14'lük puntolarla yazılacak. Gider payı veya aracı komisyonundan birinin maktu diğerinin oran olarak belirlendiği durumlarda maktu olarak kesilecek tutar ile belirlenen oran ayrı ayrı yazılacak. Sigortadan ayrılma süresi dolmadan feshedilen sözleşmelerde fesih tarihine kadar ödenmiş birikim primleri ile bunlara ilişkin kâr payının toplamı, söz konusu toplam tutar üzerinden şirket tarafından belirlenmiş oranda yapılacak kesinti ve ilgili vergiler düşüldükten sonra sigorta ettirene iade edilecek. Söz konusu kesinti oranı bilgilendirme formunun ve poliçenin ilk sayfasında en az 14'lük puntolarla yazılacak. Birikim tutarı, yatırım gelirleri, varsa risk primi tutarları ile kesintilere ilişkin bilgiler poliçe yıl dönümleri itibarıyla sigorta ettirene şirket tarafından yılda en az bir kez yazılı olarak gönderilecek. Sigorta ettirenin, elektronik ortamda bilgilendirilmeyi tercih etmesi halinde yazılı bildirim şartı aranmayacak

 İrat Ödemeli Hayat Grubu Sigorta Ürünleri

İrat ödemeli hayat grubu sigorta ürünleri (yıllık gelir sigortaları) tek ya da taksitli prim ödemeleri karşılığında, hemen veya belirli bir süre sonra başlayan, sigortalıya veya sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine belirli tutarlarda veya bir varlığa ya da varlık grubuna endeksli olarak ömür boyu veya belirli bir süre için düzenli irat ödemesi yapmayı öngören sigorta ürünleri olacak. İrat ödemeli ürünlere ilişkin tarife ve varsa kar payı teknik esasları ile bu esaslara ilişkin değişiklikler Müsteşarlığın onayına tabi bulunacak. Söz konusu teknik esaslara ilişkin hususlar ile tarifelerin onaylanması ve elektronik ortamda Merkeze bildirilmesine dair usul ve esaslar Müsteşarlıkça belirlenecek. İrat ödemeli ürünlerde; her bir yıl itibarıyla gider payı ile aracı komisyonunun toplamı ve işletme masrafı oranları bilgilendirme formunun ve poliçenin ilk sayfasında en az 14'lük puntolarla yazılacak. Gider payı veya aracı komisyonundan birinin maktu diğerinin oran olarak belirlendiği durumlarda maktu olarak kesilecek tutar ile belirlenen oran ayrı ayrı yazılacak. Şirketler, irat ödemeli ürünlerine ilişkin örnek hesaplamaları da içerecek bilgileri internet sayfalarında yayımlayacak. Müsteşarlık, sigorta ettirenler, sigortalılar ve lehtarların bilgilendirilmesini teminen irat ödemeli ürünlere ilişkin olarak Merkez ve şirketlerin internet sayfalarında yayımlanacak bilgilerin kapsam ve esaslarını belirleyebilecek. Şirketler irat ödemeli ürünlerde şekli ve içeriği Müsteşarlıkça belirlenen bilgilendirme formları ve poliçeleri kullanacak

 56 Yaşın Üzerinde Olanlara İrat Ödemeli Ürünler Sunulabilecek

İrat ödemesi teminatı veren şirketlerin bilgi işlem altyapısının; tarife primi, matematik karşılık, fon payı, yapılan ödeme, yapılacak toplam ödemeler ile Müsteşarlıkça talep edilecek diğer bilgileri kapsaması ve söz konusu bilgileri kesintisiz bir şekilde üretmesi zorunlu olacak. Bu bilgilerin Müsteşarlık tarafından belirlenecek sürelerde bireysel ve toplu hesaplar bazında Merkeze aktarımı zorunlu olacak. Merkez, aktarım ve bilgi işlem altyapısı ile Müsteşarlıkça belirlenecek diğer hususlarla ilgili incelemeleri yaparak tespit ve değerlendirmelerini Müsteşarlığa iletecek. Müsteşarlıkça yapılacak nihai değerlendirme sonucunda, yeterli bulunan şirketler irat teminatı içeren sözleşme akdedebilecek. 56 yaş ve üzeri kişilere sadece emeklilik iradı olarak tanımlanan irat ödemeli ürünler sunulabilecek. Emeklilik iradı ürünlerine ilişkin esaslar Müsteşarlıkça belirlenecek. -

Bugüne Kadar Tasdiklenmiş İrat Ödemeli Ürünler Tarifesi Çerçevesinde 31 Mart 2013'e Kadar Sözleşme Yapılabilecek

Bugüne kadar tasdik edilmiş olan irat ödemeli ürünlere ilişkin tarife ve kar payı teknik esasları çerçevesinde 31 Mart 2013 tarihine kadar sözleşme akdedilebilecek. Müsteşarlık bu süreyi en fazla üç ay daha uzatmaya yetkili olacak. Bahse konu tarihten sonrası için bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde tasdik edilecek tarife ve kar payı teknik esaslarına göre irat teminatı içeren sigorta sözleşmesi akdedilebilecek.Yönetmelik ile Hayat Sigortaları Yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı. Yönetmelik bugün itibarıyla yürürlüğe girdi.

Moody's Kredi Notunu Artırma Kriterlerini Açıkladı



Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's Kıdemli Analisti Sarah Carlson, “Türkiye, yapısal olarak cari açığı düşürmek, döviz rezervlerini artırmak ya da özel sektörün dış borcunu azaltmak suretiyle, dışsal kırılganlıklarını azaltma konusunda ilerleme kaydederse Moody's Türkiye'nin kredi notunu yükseltmeyi değerlendirecektir” dedi.

Carlson, Türkiye'nin notunun pozitif görünüm taşıdığını söyledi. Moody's'in beklentisini yansıtır şekilde kamu maliyesi ve dış şoklara direncin, Türkiye'nin mali ve makro-ekonomik direncini artırmaya devam edeceğini belirten Carlson, olumlu kamu maliyesi verilerini anımsatarak, ileriye bakıldığında yatırım notundaki bir artışın muhtemelen Türkiye'nin yapısal olarak ödemeler dengesindeki şoklara dirençli olmasına bağlı olacağını ifade etti. Türkiye'nin dinamizmi ile Avrupa ve Orta Doğu'daki iktisadi etkileri gibi dikkate değer iktisadi güçlerinin olduğunu dile getiren Carlson, hükümetin finansal istikrarının da Türkiye için bir avantaj olduğunu vurguladı.

 Büyüme Yurt İçi Talepten Uzak ve Net İhracat Doğrultusunda Yeniden Dengelenecek

Ödemeler dengesindeki şoklara karşı daha kuvvetli bir direncin Türkiye'nin yatırım notu kazanmasının ön koşulu olduğunu aktaran Carlson, “Türkiye, yapısal olarak cari açığı düşürmek, döviz rezervlerini artırmak ya da özel sektörün dış borcunu azaltmak suretiyle, dışsal kırılganlıklarını azaltma konusunda ilerleme kaydederse Moody's Türkiye'nin kredi notunu yükseltmeyi değerlendirecektir” ifadelerini kullandı Moody's'in 2011'de yüzde 8,5 olan Türkiye'nin gayri safi yurt içi hasılasının belirgin bir düşüşle 2012'de yüzde 3'lere kadar gerileyeceğini öngördüğünü anlatan Carlson, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Görünen o ki, büyüme yurt içi talepten uzak ve net ihracat doğrultusunda yeniden dengelenecek. 2012'nin ilk çeyreğinde net ihracat yine büyümenin arkasındaki temel destekçi oldu. Buna karşın yurt içi talebin ve özellikle özel sektör tüketiminin katkısı oldukça zayıftı. Bu bir ölçüde sıkı kredi koşullarının bir neticesiydi. Daha zayıf büyüme ve 2011'deki vergi barışının yaşanmayacak olması bir miktar kamu açığını beraberinde getirecektir. Ancak ana dengenin yine de artıda kalması ve borçların düşüşünü sürdürmesi bekleniyor.”

Bankalar Kredi Vermek İstiyor Ama Almak İsteyen Yok


Bankaların reel sektörü desteklemediği eleştirilerini haksız bulan Bank Asya Genel Müdürü Abdullah Çelik, tepkisini ‘Bankalar niye kredi vermesin? Para kazanmak için kredi vermek zorundayız ama kredi almak isteyenler geçen yıla göre azaldı. Sıkıntılı şirketlere de niye kredi verelim?’ sözleriyle dile getirdi

 Ayfer Arslan

Kamuoyunda bankaların çok kar ettiği, reel sektörü yeterince desteklemediği eleştirilerine bankacılık sektöründen itirazlar yükselmeye devam ediyor. Bank Asya Genel Müdürü Abdullah Çelik bankaların para kazanmak için kredi vermek zorunda olduğuna işaret ederek, ‘Ama sıkıntılı şirketlere kredi vermiyor, niye versin? Zaten kredi talebinde sıkıntı var. Eskisi kadar kredi kullanmak isteyenlerin risk iştahı yüksek değil, kredi almak isteyenler azaldı’ dedi. Bank Asya Genel Müdürü Abdullah Çelik ile hem bankanın hedeflerini hem de gündemdeki ekonomi ve sektörel gelişmeleri konuştuk.

 Ekonomi İyi Yönetiliyor

Gaz-fren tartışmaları geçen hafta ekonomi gündemine damgasını vurmuştu. Sizce ekonomi yönetiminde çift başlılık mı var? Ekonomiyi Ali Babacan ve ekibi 10 senedir iyi yönetiyor. Çift başlılık yok. Sonuca bakarım, söylemlere değil. Makro ekonomik istikrar ve öngörülebiilirlik çok önemli. Yüzde 8-9 büyüyeceğimize yüzde 5 büyüyelim ama bilelim ki seneye de yüzde 5 büyüyeceğiz, bir kriz gelmeyecek. Bizim cari açık bir problemimiz var, enerji ithalatımız olmasa cari açığımız olmayacak.Tasarruf düzeyinde Türkiye’nin büyüyebileceği oran yüzde 5 civarında. Bunun üzerinde büyüdüğünüz zaman finanse etmeniz lazım. Hazine geçen hafta sukuk ihracı yaptı. 5.5 yıl vadeli sukuk ihracına 2.80 ile çıktı. Biz bu algıyı bozarsak; Yunanistan, İtalya gibi 5, 5.5 ve 6 ödemeye başlarsak Türkiye’ye zarar vermiş oluruz. Sadece Türkiye’ye değil şirketlere, devlete. Bu para kimden çıkacak? Devlet 5.5 ödemeye başladığı zaman bunun faturasını vergi verenler ödeyecek. İstikrarı koumak önemli.

 Risk İştahı Çok Yüksek Değil

Yılın ilk 9 ayı bankanız ve sektör açısından nasıl geçti?Sektörde bu yıl geçen senekine benzer kredilerde hızlı bir büyüme oranı yok. Ama biz Bank Asya olarak 2012′den memnunuz. Şu anda bile yıl sonu hedeflerini yakalamış durumdayız. Yüzde 20 civarında kredi ve mevduat büyümesi yaptık. Ama yılın geri kalan bölümünde kredi talebinde biraz sıkıntı var. Eskisi kadar kredi kullanmak isteyenlerin risk iştahı yüksek değil. Hep ‘bankalar kredi vermek istemiyor’ deniyor. Halbuki bankalar kredi verecek de kredi almak isteyenler azaldı.

Bankacılığı Bilenler Konuşsun

Ücret ve komisyonların kaldırılma tartışmasına ne diyorsunuz?Şimdi konuşurken bankacılığı bilen insanların konuşması lazım. Herkes açıklama yapıyor biraz da kamuyouna sempatik geliyor insanlara ama kimse bankacılık sektöründe çalışan yüzbinlerce insana ne olacak diye çok fazla kimse kafayı yormuyor. Daha önce bunun örneklerini çok yaşadık.

 Varlık Vergisi Türü Yaklaşımlar Doğru Değil

Başbakan Erdoğan ‘TÜSİAD üyeleri az vergi ödüyor’ diyerek Varlık Vergisi’nden bahsetmişti.
Varlık Vergisi türü yaklaşımları çok doğru bulmuyorum. Vergi oranları ve kuralları bellidir. Mevcut kurallar çerçevesinde herkes vergisini ödediği zaman bir sorun yok. Bu kurallar da ihtiyaçlara göre değiştirilebilir.. Sermaye önemli. Türkiye’de ne kadar fazla güçlü şirket olursa Türkiye’de o kadar güçlü olacaktır. Bankalar kar etmek zorunda Peki sizce bankalar çok mu para kazanıyor? Çok kazanıyor derken bunun göstergesi özkaynak getirisidir. Bu oran sektörde ortalama yüzde 15. En yüksek oran yüzde 25 ile bir kamu bankasında. Bizim özkaynak karlılığımız yüzde 12, biz öyle çok aşırı kazanmıyoruz. Bakın ben size bir de şunu söyleyeyim. Bankacılık yönümüz var ama aynı zamanda 13 sene BDDK’da çalıştım. Bankaların kar etmekten başka şansı yok. Bankalar kar etmezse bunun örneklerini dünyada gördük. Sonuçta bunun faturasını yine vatandaş ödüyor. Ekonomiler için daha büyük sıkıntı oluyor, finansal krizlere yol açıyor.

 MB Çok Güzel Bir İş Yaptı

MB’nin kriz sürecinde uyguladığı para politikalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? MB işi çok iyi yönetiyor. MB politika faizi ile faiz koridorunu ayırarak çok güzel bir iş yaptı. Dolarda 1.80 civarında yatay seyir yakaladı. Odasına golf sahası kurdu Boş zamanlarınızda ne yaparsınız? Sporu seviyorum. Zaman buldukça golf oynamaya çalışıyorum. Doğayla baş başa Tenisi seviyorum. Tam da mevsimi. Hedef 300 şubeye ulaşmak Şubeleşme stratejiniz nedir? Şu anda 240 civarında şubemiz var, ekim sonunda 250 şubeyi bulacağız. Şu anda 240 civarında. 2013-2014 arasında 300 şubeye ulaşmak istiyoruz. Yurtdışındaki hedefleriniz? Hindistan’da temsilcilik açtık. Erbil şubemiz çalışıyor, memnunuz. Batı Afrika’da Senegal merkezli bankalarımız var. Gelecek Asya’da. l Aracı kurum kurma girişiminiz vardı…Asya Menkul Değerler’e işkin talebimiz SPK’da bekliyor. Orada biz yatırım bankacılığı türü bir faaliyet yapmak istiyoruz.

ING, 20 Ayda 400 Bin Kişiye 715 Milyon TL Kazandırdı

ING Bank Genel Müdür Yardımcısı Cenk Tabakoğlu, 2011 yılı başında piyasaya sundukları ING Turuncu Hesap’ta 400 bin aktif müşteriye ulaştıklarını belirterek 20 ayda müşterilerine 715 milyon TL kazandırdıklarını açıkladı. Tabakoğlu, Suriye krizinin kredileri yavaşlattığını da sözlerine ekledi

ING Bank Bireysel Bankacılık Pazarlama ve Özel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Cenk Tabakoğlu, 2011 yılı başında piyasaya sundukları ING Turuncu Hesap’ın masrafsızlık ve rekabetçi faiz özellikleri ile 400 bin aktif müşteri sayısına ulaştıığını vurgulayarak 20 ayda müşterilerine faiz geliri ve diğer avantajlarla birlikte toplam 715 milyon TL kazandırdıklarını açıkladı. Banka olarak ana stratejilerinin Türkiye’ninekonomik büyümesine paralel bankacılık yapmak olduğunu belirten Tabakoğlu, ‘Bugün baktığımız zaman artık yeni bir dönem yaşıyoruz. Bir yandan istikrarı korurken, bir yandan da orta vadede yüksek verimli yatırım için yapısal zemini oluşturmaya çalışıyoruz’ diye konuştu.

 Mevduatın Yarısı Turuncu

Tasarrufu destekleyen ana ürünleri Turuncu Hesap’la ilgili konuşan Tabakoğlu şunları kaydetti: ‘Ürünün müşteri nezdinde de karşılık bulduğunu gösteren rakamlara sahibiz. 2. çeyrek sonu itibarıyla, aktif müşteri sayımızı 400 bine yükselttik, bireysel TL mevduat müşteri sayımızı 3 katına çıkararak pazar payımızı yüzde 3′e ulaştırdık. Bireysel TL mevduatta sektör yüzde 11 büyürken, biz yüzde 30 büyüdük. 2011 yılı itibarıyla, ING Bank’ta hesap açtıran her üç müşteriden biri Turuncu Hesap’ı tercih ederken, şu anda toplam bireysel mevduatımızın içerisinde ING Turuncu Hesap’ın payı yüzde 50′ye ulaştı.’

 Kentli Nüfusun %88′i Tasarruf Yapamıyor

Toplantı da ‘Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın sonuçlarını da açıklayan Cenk Tabakoğlu, ‘Bir yıllık veri üzerinden baktığımızda, kentli nüfusun yüzde 88′inin tasarruf etmediğini ve gelir yetersizliğinin bunun en temel nedeni olduğunu görüyoruz. Tasarruf yapanların ise en önemli nedeninin gelecek kaygısı olduğu ve toplumun yaklaşık yarısının bireysel emeklilik, altın yatırım ürünleri gibi yeni finansal ürünlerin tasarrufu teşvik edeceğini söylediğini gözlemliyoruz. Bu noktada da biz bankacılara büyük görevler düşüyor. En çarpıcı sonuçlardan birisi de yastık altı nakit ve altını tercih edenlerin yüksek olması’ diye konuştu.

 Suriye Krizi Kredileri Yavaşlattı

 TABAKOĞLU, bir soru üzerine Suriye ile yaşanan gerginliğin kredi talebine etkisi konusunda, ‘Hem Suriye belirsizliği hem de enflasyonun bir taraftan yükseliş trendine girmesi kredi iştahını olumsuz yönde etkiliyor. Enflasyon konusunda hepimizin anıları daha taze. Bu yüzden kredi talebinde yavaşlama gözleniyor’ dedi.

 Faiz Ödemesi 686 Milyon TL Turuncu

Hesap’ın pazara sunulduğu 2011 yılı şubat ayından bu yana, müşterilerine 686 milyon TL faiz ödemesi yaptıklarının altını çizen Tabakoğlu: ‘Ürünümüzün en temel özelliklerinden olan masrafsızlık özelliği, müşterilerimize ciddi oranda tasarruf etme imkanı sağladı. Telefon ve Internet bankacılığından almadığımız EFT ücreti nedeniyle müşterilerimize toplamda 3 milyon TL, hesap işletim ücreti almayarak da 26 milyon TL tasarruf ettirdik. Ödediğimiz faiz miktarını da eklersek; toplamda Turuncu Hesap müşterilerimize 715 milyon TL kazandırdık’ dedi.

Garanti’den Turkcell Çalışanlarına Özel Konut Kredisi Fırsatı


Mortgage piyasası gelişmeye devam ediyor. Binlerce aileyi ev sahibi yapan Garanti Bankası fırsatların tam olarak öğrenilmeden ev kredisi sözleşmesinin imzalanmaması konusunda tüketicileri uyarıyor.

Garanti Bankası gerek ilk evleri için kredi arayanlara gerek yatırım için ev almak isteyenlere gerekse mevcut evlerinde tadilat yapmak için nakit ihtiyacı duyanlara çok çeşitli kredi olanakları sunuyor.

Garanti’nin yeni başlattığı konut kredisi kampanyası ile tüm Turkcell çalışanları özel konut kredisi faiz oranları ve masrafları ile konut sahibi olabiliyor

Jeep Compass’a Özel Kredi Fırsatı


Tofaş çatısı altında temsil edilen Jeep markasının kompakt SUV segmentindeki temsilcisi Jeep Compass için düzenlenen Ekim ayı kredi kampanyası dikkat çekiyor.

Koç Fiat Kredi çatısı altındaki Jeep Finans kanalıyla 30 bin TL’ye kadar 30 ay vade ve % 0.89 faizle uygun kredi kullanma imkânı sunulan kampanya kapsamında 1175 TL’lik taksitlerle Jeep Compass sahibi olma fırsatı sunuluyor.Bununla birlikte tercih eden için aynı kampanya çerçevesinde yarısı Ekim 2012 tarihinde peşin ödemeli, kalan yarısı ise tam 1 yıl sonra geri ödemeli özel taşıt kredisi kampanya imkânları da yer alıyor. 80 bin 500 TL’den başlayan ekonomik fiyatıyla dikkat çeken Yeni Jeep Compass, 2.0 litre 156 HP’lik benzinli motor ve CVT otomatik şanzıman kombinasyonla sadece önden çekişli olarak satın alınabiliyor. Zengin bir donanım paketiyle müşterilerinin beğenisine sunulan Yeni Jeep Compass’ta 6 havayastığı, ESP, ABS, BAS (Fren Destek Sistemi), Yokuş Kalkış Desteği, hız sabitleyici, elektrikli devrilme önleyici, lastik basınç monitörü, 6 CD’li ve MP3 çalarlı müzik sistemi, Bluetooth, AUX girişi, otomatik klima, deri döşeme, ısıtmalı ön koltuklar, katlanabilir arka koltuklar, elektrikli ve ısıtmalı yan aynalar, 18 inçlik alaşım jantlar, ön ve arka sis farlarıyla koyu renk arka camlar gibi ekipmanlar standart olarak sunuluyor.

Ülkemizde Tofaş tarafından temsil edilen Jeep markasının kompakt SUV sınıfında yer alan başarılı temsilcisi Compass için düzenlenen Ekim ayı kampanyası, yeni bir SUV alacaklar için çok seçenekli kredi kullanabilme özellikleriyle dikkat çekiyor. 80 bin 500 TL’den başlayan satış fiyatıyla dikkat çeken Yeni Jeep Compass, 2.0 litre 156 HP’lik benzinli motor ve CVT otomatik şanzıman kombinasyonla ve sadece önden çekişli olarak satın alınabiliyor Zengin bir donanım paketiyle Jeep tutkunlarının beğenisine sunulan Yeni Jeep Compass’ta 6 havayastığı, ESP, ABS, BAS (Fren Destek Sistemi), Yokuş Kalkış Desteği, hız sabitleyici, elektrikli devrilme önleyici, lastik basınç monitörü, 6 CD’li ve MP3 çalarlı müzik sistemi, Bluetooth, AUX girişi, otomatik klima, deri döşeme, ısıtmalı ön koltuklar, katlanabilir arka koltuklar, elektrikli ve ısıtmalı yan aynalar, 18 inçlik alaşım jantlar, ön ve arka sis farları ve koyu renk arka camlar gibi ekipmanlar standart olarak yer alıyor. Açılır tavan isi isteğe bağlı donanım kapsamında tercih edilebiliyor.

Daha yüksek yay ve amortisör değerleri ve denge çubuğunun artırılmış çapı ile yeniden ayarlanmış bir süspansiyona sahip Jeep Compass’ın 2.0 litre silindir hacimli ve çok noktadan enjeksiyonlu benzinli motoru, 156 HP güç ve 190 Nm tork üretiyor. 0-100 km/s hızlanmasını 10.6 sn’de tamamlayan ve 183 km/s’lik maksimum hıza erişebilen yeni Jeep Compass, 100 km’de ortalama 8.2 litrelik yakıt tüketim değeriyle de dikkat çekmeyi başarıyor.

Google Yüzde 8.99 Faizle Kredi Verecek

Google, Reklam Verenlerine Kredi Açmaya da Başlayacak

İnternet arama motoru Google, mobil işletim sistemi, akıllı telefon ve tabletin ardından finans sektörüne de el attı. Online reklamcılık faaliyetlerini bir ileri adıma taşıyan Google, reklam verenlerine kredi açmaya da başlayacak. Financial Times’ın haberine göre ilk olarak İngiltere’de başlayacak ve birkaç hafta sonrasında ABD’ye de açılacak olan bu servisle Google, reklam verenlerine, kendisinden reklam alanı satın almaları için kredi verecek. Reklam verenlere aylık olarak 2 bin dolar ile 100 bin dolar arasında değişen miktarlarda kredi verecek olan Google'dan bu krediyi alan reklam verenler Google AdWords reklamları satın alabilecek. Habere göre internet devinden kredi alana Google logolu özel bir kredi kartı da verilecek.

Google'ın İngiltere’deki kredi faizi oranının yüzde 11.9, ABD’de ise yüzde 8.99 olacağı belirtilirken, Google'ın mali işlemlerden sorumlu üst düzey çalışanı Brent Callinicos, bu kredilerle amaçlarının reklam için nakit ihtiyacı olan firmaları da reklam verene dönüştürebilmek olduğunu söyledi.

Konut Kredisi Yerine İhtiyaç Kredisi Kullandıran Şirkete Dikkat


Mali açıdan sıkıntı yaşayan Fi Yapı’nın Eylül ayında iflas ertelemeye başvurması bir anda tüm dikkatlerin inşaat sektörüne çevrilmesine neden oldu. Fi Yapı’dan ev alanlar projenin bitip bitmeyeceğinin merakı içerisinde. İflas erteleme süreci kabul edilir ve borçlar ödenip başarılı olunursa şirket yola devam edebilecek ve projelerini bitirip evleri gecikmeli de olsa teslim edecek. Aksi halde ise mahkeme iflasına karar verecek.

Aslında Fi Yapı’nın içine düştüğü mali durumla ilgili dedikodular 2 yıldır devam ediyordu. Ama bu süreçte ev sahibi olmanın hayalini kuran binlerce kişi Fi Yapı’dan ev aldı.

Peki İnsanlar Ev Alırken Fi Yapı’da Olduğu Gibi Mağdur Olmamak İçin Ne Yapabilir?

Başta şunu belirtmekte fayda var. Kişilerin tek başlarına bir şirketin mali durumu hakkında bilgiye sahip olmaları çok zor. Zaten mali darboğaz içerisine giren şirket bunu gizlemek için elinden geleni yapacaktır. Dolayısıyla işi uzmanına bırakmak en doğrusu. İşin uzmanı mı kim? Tabii ki bankalar.

Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de evlerin büyük bölümü kredi ile alınıyor. Kredi veren banka da kendi kredisinin batmasını istemeyeceği için güvendiği projelere destek veriyor. Bankaların kredi anlaşması yaptığı şirketlerin mali yapısı hakkında ince eleyip sık dokumaları aslında vatandaşlar için de bir ipucu niteliğinde. Çünkü bankalar konut kredisi verdiğinde projeye ortak oluyor. Yani şirket iflas etse bile projeyi tamamlamak gibi bir yükümlülük altına giriyor. Bu riski almak istemeyen bankalar güvenmediği şirketin projesine konut kredisi ya da mortgage kullandırmaya yanaşmıyor. İşte bu durumda zordaki inşaat şirketleri ev almak isteyenlere konut kredisi ya da mortgage kredisi yerine ihtiyaç kredisi öneriyor. Bu öneriyi bankalar da kabul ediyor. Çünkü olası bir iflas durumunda bankaların muhatabı inşaat şirketi yerine krediyi alan kişi oluyor. Mortgage kredisi vermediği için de bankalar, yarım kalan projeyi tamamlamak gibi bir yükümlülükten de kurtulmuş oluyor.

Konuyla ilgili konuştuğum bir bankacı dostum, bankaların neredeyse tamamına yakınının son dönemlerde Fi Yapı’nın projelerine konut kredisi kullandırmadığını söyledi. Siz siz olun bundan sonra konut kredisi yerine ihtiyaç kredisi önerilen projelerden ev alırken iki kere düşünün. Aksi halde hayalini kurduğunuz ev kabusunuz haline gelebilir.