14 Eylül 2012 Cuma
Konut Kredisi Maliyetinin Aylık Yüzde 1 Olması Konut Sektörünü Soğuttu
KONUTDER kurucularından Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas,Altan Elmas 'Tapu harcının artması ve KDV'nin yüzde 18'e yükseltilmesi halinde inşaat sektörü donacaktır' dedi.
Türkiye'deki konut stoku 700-800 bin civarına ulaştı. Bu rakam ülkede bir yıllık 650 bin adet civarında olduğu tahmin edilen konut ihtiyacının üzerinde.
Otomotiv Üretimi Yüzde 27 Düştü
Stok tespitini yapan markalı konut siteleri inşa eden şirketlerin kurduğu Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği KONUTDER. Yılda özel sektör tarafından 450 bin civarında yeni evin inşa edildiği Türkiye'de 130 bin konutu dernek üyesi şirketler yapıyor. Riskli firmalar derneğe üye kabul edilmiyor.
KONUTDER kurucularından Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas, yüzde 1,65'lik tapu harcının artması ve yüzde 1 olan KDV'nin yüzde 18'e yükseltilmesi halinde, zaten durgunluk yaşayan inşaat sektörüne darbe vurulmuş olacağını ifade etti. İnşaatta yılın ilk yarısında yüzde 1,5 büyüme oranı olsa da yıl sonunda sıfır büyüme veya küçülme yaşanacağı tahmininde bulunan Elmas, "KDV artışı olacaksa bu 5 yıllık süreye yayılmalı. Stokların arttığı bu dönemde tapu harcını artırmak, yüzde 1 olan KDV'yi yüzde 18'e çıkarmak büyük bir yönetim hatası olur. Konuta talep ve ihtiyaç var, ancak konut kredisi maliyetinin aylık yüzde 1 olması sebebiyle Türkiye ekonomisiyle birlikte sektör de soğudu. Eğer tapu harcı ve KDV'de yükselirse inşaat donar." dedi. Depreme karşı eski evleri yenilemek için başlatılacak kentsel dönüşüm ile KDV artışının taban tabana zıt olduğunu belirten Elmas, son çeyrekte canlanma bekleyen sektörün, alıcıyı caydırıcı düzenleme istemediğini söyledi.
Altan Elmas'a göre konut kredilerindeki yükselme, 50 adet ve altında konut yapan müteahhitleri daha olumsuz etkiliyor. Vatandaşın konut ihtiyacını beklemeye aldığı bu dönemlerde inşaat sektöründe elenme yaşanıyor. Kârına bakıp sonradan inşaata girenler arasından batanlar çıkıyor. Maliyetinin altında konut satanlar da 'bol reklamla piyasaya çıkmış olsa dahi' bu dönemde elenmeye çok yakın. "Maketten reklamla ev satan şirketler arasından batıklar çıkması halinde bunun kendilerini nasıl etkileyeceğiyle" ilgili soruya Elmas şu cevabı verdi: "Daha önce yapıp teslim ettiği işlere bakılan firmaları olumlu etkiler. Sektörde ise müşteri profiline göre ilk başta bir tedirginlik doğurabilir. Bizim müşterimizin eğitim seviyesi ve profili çok yüksek, ince eleyip sık dokuyor. Bizi olumsuz etkilemez."
Altan Elmas'ın açıklamasına göre Sur Yapı'nın İstanbul Güneşli'deki 505 konut ve 53 cadde mağazasından oluşan Corridor projesinde 130 adetlik ön satıştan 90'ı kesin satışa dönüştü. Burada lansman öncesi liste fiyatı üzerinden yüzde 10, ayrıca peşin veya banka kredili satışta yüzde 10 olmak üzere toplam yüzde 20 indirim kampanyası devam ediyor. 18 katlı 2 blokta stüdyo, 1+1 ve 2+1, 6-8 katlı 5 yatay blokta ise 3+1 ve 4+1 daireler yer alıyor. 42-49 metrekarelik stüdyoların liste fiyatı 179-236 bin TL. İndirimli en ucuz stüdyo 145 bin lira. 157 metrekarelik 3+1 daireler ise 661 bin liradan başlıyor.
Gülümsemeyle Sunulan Çözümlerden Sakının
Georgetown Üniversitesi’nden Dr. Paul Sullivan 14 Eylül 2012 tarihli Türkiye gazetesindeki yazısında Arap Baharı ülkerlerde iş sahası açılarak bu ülkelerin ekonomilerinin kısa sürede işler hale gelmesi gerektiğini aski halde , ekonomilerde sıkıntılı günlerin bizi beklediğini bildirdi. Sullivan, yazısında şu noktalara değindi:
“Arap Baharı” yaşayan ülkelerin ekonomilerini tekrar işler hale getirmeye odaklanmış birçok toplantıya katıldım. Çok sayıda mantıklı program ve fikir tartışıldı. Bu konular hakkında kafa yoran çok fazla uzman var.
Ancak, duyduğum fikirlerin birçoğunda uzun vade ile kısa vade karıştırıldı, mesela istihdam sağlamak için ticareti artırmak gerekir, gibi. Bu, uzun vadede şüphesiz işe yarar, ama bu ülkelerin şu an karşı karşıya oldukları kitlesel işsizlik ve eksik istihdam problemlerini çözmüyor.
Bir başka fikir de “yeşil enerji”nin geliştirilmesine odaklanmaktı. Şunu iyi anlamak lazım, bugünlerde Washington’da “yeşil enerji”den bahsetmiyorsanız, sizin diğer taraftan, yani petrol ve gazı destekleyenlerden olduğunuz düşünülür. Evet, bir ülkenin gerçekten ilerlemesi için eski ve yeni dahil birçok enerji sistemi kullanması gerekirken, bu durumun oldukça saçma olduğunu biliyorum. İdeolojiler, hangi taraf konuşuyor olursa olsun gerçekleri çok hesaba katmıyor.
30 yılın üzerindeki enerji ve kalkınma ekonomisti kariyerimde öğrendiğim kadarıyla, bir ekonomiyi, özellikle de enerji sistemlerini dönüştürmek için çok ciddi çaba ve zaman gerekir. Ancak sevimli bir şekilde gülümseyerek ve arkasında ay çekirdeği tarlaları olan bir yel değirmeni resmi göstererek birçok insan kolayca kandırılabiliyor.
Kariyerim boyunca kendi ülkelerinde işe yarayan politikaları hemen başka ülkelere kopyalayabileceklerini düşünen bir sürü insanla karşılaştım. Bunun için tam ne denebilir bilmiyorum, ama ‘saf’ oldukça yakın bir ifade.
Yıllar boyunca duyduğum saf fikirlerden biri de “küçük ve orta boy işletmelere verilen krediyi artırmak” idi. Eh yani, bu kadarı da fazla. Parayı hemen gönderelim. Sonra o ülkelerdeki bankacılara mortgage sitemini öğretelim. Ne kadar harika. Bu arada, ABD ve bazı AB ülkeleri on yıldan fazladır bu işi yapıyor. Rahatlatıcı, değil mi? (Mortgage sisteminin finans sektöründe bugüne kadar keşfedilmiş en büyük dolandırıcılık olduğunu düşünüyorum, ama bunu başka bir yazıda anlatırım.)
Belki bir sonraki adım da bu insanlara ABD’de bazı finans piyasalarını batıran; gölge bankacılık sistemi, teminatlı borç yükümlülüğü ve ipoteğe dayalı menkul kıymetler işlerini nasıl geliştireceklerini öğretmek olur? Hayır, bunun hiç akıllıca bir fikir olduğunu sanmıyorum.
Daha iyi açıklamak gerekirse, bu insanların küçük ve orta boy işletmelerin alabileceği kredi havuzunu büyütmekten bahsettiklerini düşünüyorum. Bu tarz ülkelerde böylesi firmalara gerekli özen gösterilebilse ve kredibilite kontrolü yapılabilse kredi havuzunu büyütmek işe yarayabilirdi. Arap Baharı yaşayan ülkelerin birçoğunda arazinin, evlerin ve mülklerin çok az bir kısmı kayıt altında ve tapuludur. Özellikle son dönemde yaşanan felaketlerden sonra hâlihazırda mevcut olan tapu anlaşmazlıkları iyice arttı. Bu ülkelerin bazılarında, mesela Yemen’de, tüzel ve özel kişilere ait mukaveleleri ayırt ederek kanıtlamak çok zor olabilir.
Bu ekonomilerin çoğu ABD’de fildişi kulelerde yaşayan ekonomistlerin hayal dahi edemeyeceği kadar nakite dayalıdır. Bazı toprakların sahibinin cemaatler ya da aşiretler olması sebebiyle, varlıkların mülkiyeti bazen çok karmaşık olabilir. Bu problemler daha işin başı. Yıllar önce emeklilik fonları için durum tespiti araştırmacılığı yaptım. ABD’de bile bir yatırımda gerçekten neler olduğunu bulabilmek oldukça zordur. Bir de bunu bilginin kıt ve belirsiz olduğu ülkelerde yapmaya çalışın.
Ayrıca bu ülkelerin insanları bir krediye müracaat edebilecek, o krediyi yönetebilecek kadar eğitim görmemiş insanlar. Kredi kartları, ev kredileri ve diğer birçok kredi enstrümanı ABD’de bile birçok aileyi ve işletmeyi mahvetti. Bu insanlar ya ne yaptıklarını anlamadı ya da sistemle oyun oynamayı denedi ve kaybetti. Her halükârda, son dönemde yeni finansman yöntemleriyle açılan bir iş sahası yok. Bir gerçek varsa, o da tam manasıyla kitlesel imha yapıldığıdır.
Arap Baharı ülkelerinin kısa vadede ihtiyacı olan şey, iş sahası, iş sahası ve daha çok iş sahasıdır. Neticesinde elitlerin oyuncağı olacak karmaşık kredi enstrümanları yerine, boya fırçası, boya, çekiç, yol tamiri için gerekli araç-gereç vb. göndermek ve işsiz gençlere marangozluk, boyacılık ve tamircilik gibi meslekleri öğretmek çok daha faydalı olacaktır.
Dünyayı bir kez daha uyarmak gerekirse: Eğer iş sahası açılmaz ve bu ülkelerin ekonomileri kısa sürede işler hale gelmezse, sıkıntılı günler bizi bekliyor. Ve bu sefer yaşanacak olaylar öncekilerden çok daha kötü olabilir. Hemen harekete geçmek gerekli. Kariyer peşindeki politika danışmanlarını bir kenara bırakmak iyi olabilir, ama bunun olacağını pek sanmıyorum.
Gülerek sunulan fikirlerden sakının. İşlerin nasıl yapılacağını bilen ciddi insanlarla oturun ve çalışın.
Etiketler:
ev kredileri,
konut kredileri,
mortagage,
mortgage sistemi,
paul sullivan,
yeşil enerji
Konut Kredisi 74.1 milyar TL
7 Eylül itibariyle Kredi ve Kart Kullanımı Ne Durumda?
Tüketici kredilerinin 74.1 milyar lirası konut kredisi, 7.16 milyar lirası taşıt kredisi ve 94,5 milyar lirası da diğer kredilerden oluştu.
Mevduat bankalarının 7 Eylül itibariyle tüketici kredileri ve bireysel kredi kartı kullanımı arttı. Merkez Bankası haftalık bültenine göre, tüketici kredileri 383.2 milyon lira artarak 175.4 milyar liradan 175.7 milyar liraya yükseldi.
Tüketici kredilerinin 74.1 milyar lirası konut kredisi, 7.16 milyar lirası taşıt kredisi ve 94,5 milyar lirası da diğer kredilerden oluştu. Aynı dönemde, bireysel kredi kartı kullanım tutarı ise 34.5 milyon lira artarak 64 milyar 110 milyon liraya çıktı.
TL cinsinden bireysel kredi kartı kullanım tutarı da 64,03 milyar lira olarak açıklanırken, bu miktarın 32,9 milyar liralık kısmı taksitli, 31,1 milyar liralık kısmı da taksitsiz kredi kartı kullanımından oluştu. TL taksitli bireysel kredi kartı kullanımı 31 Ağustos - 7 Eylül döneminde 37,5 milyon lira artarken, aynı dönemde TL taksitsiz bireysel kredi kartı kullanımı ise 183,6 milyon lira azaldı.
Yabancı para cinsinden bireysel kredi kartı kullanım tutarı da 2,9 milyon lira azalarak, 70,2 milyon lira oldu.
Mevduat bankalarının 7 Eylül itibariyle tüketici kredileri ve bireysel kredi kartı kullanımı arttı. Merkez Bankası haftalık bültenine göre, tüketici kredileri 383.2 milyon lira artarak 175.4 milyar liradan 175.7 milyar liraya yükseldi.
Tüketici kredilerinin 74.1 milyar lirası konut kredisi, 7.16 milyar lirası taşıt kredisi ve 94,5 milyar lirası da diğer kredilerden oluştu. Aynı dönemde, bireysel kredi kartı kullanım tutarı ise 34.5 milyon lira artarak 64 milyar 110 milyon liraya çıktı.
TL cinsinden bireysel kredi kartı kullanım tutarı da 64,03 milyar lira olarak açıklanırken, bu miktarın 32,9 milyar liralık kısmı taksitli, 31,1 milyar liralık kısmı da taksitsiz kredi kartı kullanımından oluştu. TL taksitli bireysel kredi kartı kullanımı 31 Ağustos - 7 Eylül döneminde 37,5 milyon lira artarken, aynı dönemde TL taksitsiz bireysel kredi kartı kullanımı ise 183,6 milyon lira azaldı.
Yabancı para cinsinden bireysel kredi kartı kullanım tutarı da 2,9 milyon lira azalarak, 70,2 milyon lira oldu.
Etiketler:
konut kredisi,
taşıt kredisi,
tüketici kredileri,
tüketici kredisi
TOKİ İndirimlerinde Konut Kredisi Kullanma Fırsatı
TOKİ Kampanyaları kapsamından indirimden faydalanmak isteyenler, konut kredisi de kullanabilecek.
Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı , borcunu ödeyip tapusunu hemen almak isteyen konut ve işyeri alıcılarından gelen yoğun talep üzerine 2012 yılı için indirim kampanyası düzenledi.
İdare, hak sahiplerine peşin ve 3 ay vadeli olmak üzere iki ödeme seçeneği sağlıyor. Buna göre, borç bakiyesini peşin olarak kapatanlar yüzde 20, 3 ay vadeli eşit taksitler halinde kapatanlar ise yüzde 17 indirimden faydalanacak. Kampanya kapsamında söz konusu indirimden faydalanmak isteyenler, konut kredisi de kullanabilecek.
TOKİ İndiriminden Kimler Yaralanabilecek?
TOKİ'nin indirim kampanyasından, satışları 2010 yılı sonuna kadar gerçekleştirilmiş ve geri ödeme taksiti 2010 yılı sonuna kadar başlamış, geri ödemeleri halihazırda devam eden, konut ve işyerleri sahipleri yararlanacak. Vadesi 12 ay ve daha az kalan projeler kampanya dışında tutuldu.
Kampanyadan yararlanmak isteyen alıcıların, Eylül 2012 ayı da dahil olmak üzere başvuru tarihi itibarıyla ödemekle yükümlü oldukları taksitlerini yatırmış olmaları gerekiyor.
Başvurular 20 Eylül'den İtibaren
Söz konusu indirim kampanyasından yararlanmak isteyen konut ve işyeri sahipleri, 20 Eylül-19 Ekim tarihleri arasında satış işlemlerini gerçekleştiren bankaya başvurabilecek. Konut ve işyeri alıcıları, borç kapatma tarihi itibarıyla hesaplanacak borç bakiyelerini, peşin veya aylık eşit taksitler şeklinde olmak üzere 3 ay vadeli olarak kapatabilecek.
Kampanya kapsamına alınan projelerdeki 2010 yılı sonuna kadar gerçekleştirilmiş ve geri ödeme taksiti 2010 yılı sonuna kadar başlamış geri ödemeleri halihazırda devam eden konut ve işyeri alıcıları borç bakiyelerini kapatarak indirimden faydalanmak istemeleri halinde ilgili bankalardan konut kredisi kullanabilecek. Arsa Karşılığı Gelir Paylaşımı Projeleri ise indirim kampanyasına dahil edilmedi.
TOKİ, hem kaynak ihtiyacını karşılamak hem de borcunu erken kapatıp tapusunu hemen almak isteyen vatandaşların isteklerine cevap vermek için her yıl erken ödeme indirim kampanyası düzenliyor.
İndirim oranları belirlenirken, enflasyon oranlarıyla bankaların kredi faiz oranları dikkate alınıyor. TOKİ, bankalardan faizle kredi almak yerine, borç bakiyelerinde indirim yapıp, borcunu erken tahsil etmeyi tercih edebiliyor.
İdare'nin konut ve işyerleri için uygulayacağı 2012 yılı indirim kampanyası hakkında ''www.toki.gov.tr'' adresinden ayrıntılı bilgiye ulaşılabilir. Kampanyadan yaklaşık 145 bin kişinin yararlanması öngörülüyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


.jpg)
