8 Ekim 2012 Pazartesi

Faiz Düştü Pazar Canlandı

MB'nin faiz koridorunu daraltmasından sonra banka kredi faiz oranlarındaki düşüşün etkisiyle otomobil pazarının son aylarda büyüme gösteriyor. 

Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Genel Koordinatörü Hayri Erce, Merkez Bankası'nın (MB) faiz koridorunu daraltmasından sonra banka kredi faiz oranlarındaki düşüşün etkisiyle otomobil pazarının son aylarda büyüme gösterdiğini söyledi.
Erce, "Faiz oranlarında görülen düşüşün olumlu etkisiyle otomobil pazarı son aylarda büyüme gösterirken, düşük büyüme süreci hafif ticari araç pazarını olumsuz etkilemeye devam etmiştir" şeklinde konuştu.

Yastık Altındaki Tapular Çıkarılacak

ABD ve AB’yi iflasa götüren mortgage sistemi konut sertifikaları ve finansal araçlarının Türkiye’de uygulanması için çalışma başlatıldı. İAB Başkanı Saraç, “Yastık altındaki tapuları çözeceğiz” dedi. 

Hükümetin finansman sıkışıklığı, yeni kaynak arayışlarını da gündeme getirdi.Yastık altındaki altınlardan sonra hükümet , yastık altındaki tapulara da göz dikti. ABD ve AB’yi iflasa götüren mortgage sistemi konut sertifikaları , tahvilleri ve finansal enstrümanların Türkiye’ye uygulanması için çalışma başlatıldı.

Sistem Denetlenmedi

 İAB Başkanı Osman Saraç, Türkiye’de yastık altında sadece altının olduğunun düşünüldüğünü belirterek, “Yastık altında bir de tapular var. Türkiye gayrimenkul yatırımının vahşi boyutlarda olduğu bir ülkedir. İşletme sahipleri, ortakları, hissedarları , aile iflasa kadar gider ama bakarsınız ki yastık altında onların epeyce tapuları vardır. O tapuların da sisteme kazandırılması lazım. Yani bizim gayrimenkulle ilgili finansal araçlarımıza çeşitlilik kazandırmamız gerekiyor. Sadece altın olarak görmememiz gerekiyor” diye konuştu. Tapu sahibi olmanın, arsa yada araziye, imar edilmiş yapılara yatırım yapmasının yanlış olmadığını anlatan Saraç, “Ancak bunların finans sistemine kazandırılacak enstrümanlara tabii edilmesi gerekir. Efendim, Avrupa zarar gördü, Amerika zarar gördü, sistem iyi denetlenmediği için elbette zarar görebilir. Mortgage ve mortgage üzerinden üretilecek tahvil ve finansal enstrümanların Türkiye’ye de yerleşmesi gerekir. Mesele sadece altın meselesi değildir. Altında bir yol aldık, kayıt altında pek çok ekonomik değerimiz var” şeklinde konuştu.

2100 Dolar Tahmini

Saraç, yakın zamanda altının en dip seviyesini 2001 yılında gördüğünü belirterek, o yıldan 2009 yılına kadar altının hemen hemen hiç düşmeyen bir seyir izlediğini bildirdi. Saraç, altın fiyatlarının reel olarak en yüksek seviyesine 1980’de ulaştığının varsayıldığını vurguladı. Deutsche Bank ile geleceğe yönelik tahminleri belirlediklerini aktaran Saraç, altının onsunun 2 bin 100 dolar olacağı gibi bir öngörünün bulunduğunu ifade etti. Saraç, şunları anlattı: “Çünkü her ürünün gümrükten geçmesi mümkün. Türkiye’de pırlanta kaçakçılığa konu olan en ciddi konulardan biri. Üzerinde yüzde 20 ÖTV gibi dünyada örneği olmayan vergi uygulaması da var, bu vergi tüketiciye yansımıyor. Yüzde 20 fazla vermek yerine hava yollarının indirimli zamanlarında bir gidiş-geliş bileti alarak yurt dışından istenilen yerden çok da ucuza aynı ürün alınabilir. Dünyada Türkiye’ye taş satan büyük ölçekli firmalarla yaptığımız görüşmeye göre Türkiye’ye bir milyar dolar ile 3 milyar dolar arasında mücevherat girişi taş girişi var. Vergisini alabilseniz minimum 200 milyon dolarlık vergi eder.”

Yoksulun Sırtına İnşa Edilen Kriz

ABD Başkanı Bush’un düşük gelir seviyesine sahip aileleri hedef alan konut edindirmeye yönelik politikaları nedeniyle değişken faizli konut kredisi oranlarında büyük artış oldu. Kişilerin kredi geçmişlerine bakılmadan verilen konut kredilerinde, konut kredisi faiz oranlarının yükselmesiyle birlikte temerrütler ve icra yoluyla satışlar hızla arttı. Konut değerlerinin yüksek olduğu dönemlerde, konut kredilerine dayalı menkul kıymetlerin düşük risk grubunda değerlendirilerek yatırımcılara sunulmasının ardından, teminat niteliğindeki konutların değerlerinde meydan gelen ani düşüşler nedeniyle yüksek zararlar kaydedildi. Bu da bankacılık sektöründe iflaslar zincirini beraberinde getirdi.

Konut Balonunun Yeni Mağduru Kanada

Son 5 yılını kriz içinde geçiren dünya ekonomisinin bu günlere gelmesinde ana noktalarda biri olan konut sektörü şimdi bir başka ülkeyi daha tehdit ediyor. ABD, İspanya, Çin ve hatta Türkiye’de konut balonu olduğu yönünde yapılan haberler, huzurlu bir yaşam ve refah sıralamasının tartışılmaz ilk sırasını alan ülke Kanada içinde yapılmaya başladı. Kanada konut piyasasında oluşan balonun patlamak üzere olduğu uyarısını yapan ekonomistler 2000’den bugüne fiyatlardaki yüzde 100’lük artışı gerekçe olarak gösterdiler. ABD’deki konut balonu ile benzerlikler gösteren süreç ülkenin ekonomik görünümünü belirsizliğe iterken Vancouver ve Toronta’da fiyatların ödenemez hale gelmesi ülke için riskleri arttıryor.

Ortalama Konut Kredisi Kullandırım Tutarı Arttı

2011 senesinde 74 bin TL olan ortalama konut kredisi büyüklüğü 2012 'de 80 bin TL olarak tespit edildi. 

Bankalar Türkiye'de 2005 senesinden bugüne aktif olarak konut kredisi veriyorlar. 2006 senesinde yapılan düzenlemeler, ekonominin açılması, enflasyonun canavarlıktan sokak kedisi moduna dönüşmesi işleri hızlandırdı

Böylece konut kredisi hacmi 2004 senesinde 2,6 milyon TL'den başlayarak büyüyerek 2011 sonunda 74 milyon TL'ye geldi. Ancak işler orada zorlaştı, bakalım yılın ilk 6 ayı bize neleri gösterdi.

Bugün için araştırmalara göre Türkiye'de kredi ile satın alınan konutların ortalama fiyatı 120 bin TL, ortalama konut kredisi büyüklüğü ise 80 bin TL olarak tespit ediliyor. Bu rakam 2011 senesinde 74 bin TL idi, bu durumda ortalama kredi kullanımının biraz büyüdüğünü söyleyebiliriz. Kredi kullanımında süre 7 yıl ortalamalarında. Talebin yüzde 80'ini ilk defa ev sahibi olacak kişiler tarafından oluşuyor. Kredi ile ev sahibi olmak artık daha kabul edilebilir ve insanlar 10 yıla yakın bir süre kredi kullanımında artık eskisi kadar çekinmiyor. Merkez Bankası'nın ekonomiyi soğutma planı çerçevesinde uyguladığı sıkı para politikasının yılın ilk çeyreğinde etkisini gösterdiğini görüyoruz.

Yılın ilk çeyreğinde artan faizler Mart ayına kadar etkisini göstermiş, ancak ikinci çeyrekte biraz daha rahatlayan piyasalarda kredi faizlerinde düşüş görülmüştür. Yılın ikinci yarısında da kredi faiz oranları tekrar yüzde 1'in altına inmiştir. Rakamlar incelendiğinde 2011 senesinde ilk 6 ayda konut kredi hacminin yüzde 16 büyüdüğü görülmektedir. Oysa 2012 senesinde ancak yüzde 5 büyüyebilmiştir ve bu büyümenin ciddi bir kısmını yılın ikinci çeyreğinde gerçekleştirmiştir.

Konut kredilerinin gayri safi yurtiçi hasılaya oranı Türkiye'de oldukça düşük. Gelişmiş ülkelerde çift sayılı rakamlar görülürken ülkemizde bu rakam 2012 1. çeyrek sonu itibariyle yüzde 5,6 olarak gerçekleşmiş durumda. Üstelik de bu rakam maalesef son 3 çeyrektir düşüş trendinde. Konut kredisinin 40 yaş üzeri tüketicilerin talepteki payı artmış durumda. Yaş farkı ilginç bir durumu ortaya koyuyor: 30 yaş altı tüketiciler ise, diğerlerine göre ortalama yüzde 15 daha düşük tutarda kredi talep ediyor. Güzel bir gelişme yüksek gelirli kişilerin konut kredisi talebi içindeki payı artmaktadır. Hane geliri 3 bin TL üzeri olan kişilerin konut kredisi talebi içindeki payları artmıştır.

Gelişmiş ülkelerde gördüğümüz örneklerde şunu çıkarıyoruz. Konut kredilerinin faizleri düştükçe aylık taksit miktarı düşüyor. Böylece toplum içindeki aylık kredi taksidi ödeyebilecek gelir düzeyine sahip kredi kullanabilecek insan sayısı artıyor. Faizlerin düşmesi bu açıdan önemli yoksa amaç zaten konutu olan birinin birden fazla konut almasını teşvik etmek değil. Yılın ilk çeyreğinde önemli artışlar gösteren Mersin, Antalya, Aydın ve İzmir illerinde kullandırılan konut kredileri Ege ve Akdeniz bölgelerinin toplam içerisindeki paylarını artırmış durumda. Yani aslında pazar sadece İstanbul'dan oluşmuyor. 2012'nin başından beri konut kredisi kullandırımının en çok artış gösterdiği illerin arasında Osmaniye, Mardin ve Diyarbakır da bulunuyor. Ancak bu tip şehirlerde konut kredisi kullandırılabilecek "nitelikli" konut bulma sıkıntısı mevcut. Bu sorun aşılsa aslında daha da fazla kredi kullandırılacak potansiyeli olabileceğini düşünüyoruz.

Kredi faiz oranları düşerken tüketicinin de dikkat etmesi gereken noktalar var. Kredi kullanırken, doğru bankayı seçmek büyük önem taşıyor. Banka seçimi yapılırken maliyeti etkileyen çok sayıda kriter, dikkat edilmesi gereken gizli masraflar var. En çok pazarlama yapan veya en güçlü görünen banka her tüketici için en uygun çözümleri sunamayabiliyor veya tüketiciyi krediye uygun bulmayabiliyor. Ekonominin hareketlenmesi sağlanırsa faizlerde buna paralel düşerse belki rakamlarda hareket olur ama öte yandan tapu harçları arttı, KDV de kafamızda sorular yaratıyor. Bakalım neler olacak.

Konut Kredisi Hacmi 80 Milyarı Aştı

Eylül Ayı 3. Haftasında Konut Kredisi Hacmi Artarken Taşıt ve İhtiyaç Kredisi Hacmi Azaldı

 21 Eylül 2012 BDDK bankacılık verileri açıklandı. KrediPazari.com’un BDDK verilerinden elde ettiği bilgilere göre (mali kesim hariç katılım bankaları dahil) tüketici kredileri hacminde 14 Eylül haftasına kıyasla yüzde 0.02 oranında artış oldu. 1 hafta içerisinde sadece 36 milyon TL artan tüketici kredileri, 183 milyar 681 milyon TL’den, 183 milyar 717 milyon TL’ye ulaştı. Geçen yıl aynı tarihlerde (23 Eylül 2011) tüketici kredilerinde % 0.42 oranında artış yaşanmıştı.

 Konut Kredileri 80 Milyar’ı Aştı

 BDDK verilerine göre 14 Eylül 2012 tarihinde 80 milyar 264 milyon TL olan konut kredisi hacmi, 21 Eylül’de 80 milyar 490 milyon TL'ye ulaştı. Konut kredilerinde 1 haftada % 0.28’lik büyüme ile 226 milyon TL artış yaşandı. Geçen yıl aynı tarih aralığında konut kredilerinde haftalık % 0.22 oranında artış yaşanmıştı.

Taşıt Kredileri Hacmindeki Daralma Devam Ediyor

 Ağustos ayının üçüncü haftasında taşıt kredileri hacminde başlayan gerileme, Eylül ayının son haftalarına doğru da etkisini korudu. Hacim bir önceki haftaya kıyasla % 0.20 oranında azalarak 7 milyar 610 milyon TL’ye geriledi.

 İhtiyaç Kredileri Hacmi Azaldı

 Ağustos ayının son haftasında yükselme eğilimi gösteren ihtiyaç kredileri hacmindeki artış, Eylül ayının üçüncü haftasında yerini düşüşe bıraktı. İhtiyaç kredilerinde 21 Eylül 2012 verilerine göre bir önceki haftaya kıyasla % 0.12 oranında azalma görüldü. Hacim 1 hafta içinde 77 milyon TL azalarak 64 milyar 857 milyon TL’ye ulaştı. Geçen yıl aynı zaman aralığında ihtiyaç kredilerinde %0,48 oranında artış yaşanmıştı.

 Takipteki Tüketici Kredilerinde Artmaya Devam Ediyor

 Temmuz 2012 ayının ilk haftasından itibaren artmaya başlayan takipteki tüketici kredileri hacmindeki artış, Eylül ayında da etkisini korudu. Hacim, 21 Eylül 2012 tarihinde haftalık % 0.92 oranında artarak 4 milyar 63 milyon TL’ye ulaştı. Eylül ayı içinde Merkez Bankası’nın faiz koridorunu daraltmasıyla birlikte bankalar konut kredisi faiz oranlarını düşürmeye başladı. Faiz oranlarındaki düşüşün, birkaç ay içerisinde konut kredisi hacmini arttırması bekleniyor.

ING Bank Konut Kredisi Faiz Oranlarında Sonbahara Özel İndirime Gitti

ING Bank, konut kredisi faiz oranlarında indirime gitti. Ev sahibi olmak isteyenler, sadece 1.000 TL dosya masrafı ile 60 aya varan vadelerde yüzde 0,95, 61-120 ay aralığında ise yüzde 0,98 faiz oranı ile konut kredisi kullanabilecekler. ING Bank, konut kredisi faiz oranlarında sonbahara özel indirime gitti. Özel avantajlar içeren yeni kampanya ile isteyenler ING Bank’ın sunduğu cazip koşullarla ev sahibi oluyor.

 120 Ay Vadeye Kadar Uygun Konut Kredisi İmkanı

 “ING Konut Kredisinde Sonbahar Fırsatı” kapsamında müşteriler sadece 1.000 TL dosya masrafı ile 60 aya kadar yüzde 0,95, 61-120 ay aralığında ise yüzde 0,98 kredi faiz oranları avantajlarıyla sunulan konut kredisi imkanından faydalanabiliyor. ING Bank ayrıca, konut kredisi kullanmak isteyen müşterilerine şeffaf bir yaklaşımla kredi açılışı öncesinde tüm detaylar hakkında ayrıntılı bilgi verirken; müşterinin bütçesine en uygun ödeme planını birlikte belirleyerek, esnek ödemeli konut kredisi alternatifleri de sunuyor.

Ak Parti Heyeti Sanayi Sitesi Kooperatifini Ziyaret Etti

Ak Parti Van İl Başkanı Abdullah Aras, yardımcıları ve bazı yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Van Yeni Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi’nin yeni yönetim kurulu üyelerini ziyaret etti.

 Kooperatif Başkanı Yaşar Hamzadayı, ziyaretten memnun olduklarını belirterek mümkün mertebede yinelenmesini de arzu ettiklerini söyledi. Görevi sırasında yaptığı çalışmalar hakkında bilgi veren Hamzadayı, “Biz göreve geldikten sonra malum depremle mücadele eden esnafımızın biriken sorunlarını masaya yatırdık. Esnafımızın en önemli öncelikli sorunu iş yerlerinin deprem sonrası gördüğü hasarın bir an evvel giderilmesi veya yeniden yapılmasıydı. Bu yönde özellikle AFAD ile yaptığımız görüşmeler neticesinde esnafımıza 50 bin liralık bir kredi tahsisi gerçekleştirdik. Bunun maliyeti yaklaşık 15 milyon liradır. Ancak bu kredi tahsisini esnafımızın alması için de bazı prosedürlerin yerine getirilmesi gerekmektedir. Biz şu an bu prosedürleri tamamlama aşamasındayız. Yani etüt plan ve proje ile ruhsatlarını tamamlamaya çalışıyoruz ki zaten maalesef şimdiye kadar sanayinin bu yönde mevcut bir projesi bulunmamaktadır. Biz şu an bunları tamamlayarak esnafımıza verilecek kredi alt yapısını tamamlıyoruz. Bu konuda bir sıkıntımız yoktur. Bunun dışında yeni eklenecek 214 adet iş yeri için de yine devletimiz tarafından toplam 3 milyon 750 bin liralık bir kredi tahsisi gerçekleştirmiş olup, yine bunun için gerekli prosedürleri hazırlıyoruz. İnşallah kısa bir süre sonra bunları da tamamlamış olacağız. Biz Ak Parti’den daima destek gördük ve yine her zaman göreceğimize inanıyoruz. Bu nedenle sizlere ve teşkilatınıza teşekkür ediyoruz” dedi.

 Ak Parti Van İl Başkanı Aras ise konuşmasında, “Yeni yönetimin sanayimize, esnafımıza ve İlimize hayırlı olmasını diliyorum. Van’ın lokomotifi olan sanayi esnafı bizim için memleket için son derece önemlidir. Bu nedenle esnafımızın sıkıntıları bizleri asla pas geçemez. Biz depremden bu yana gerek teşkilatımız olarak gerekse de milletvekillerimiz olarak sizlerden gelen her türlü talebi, sonuna kadar ilgili yerlere taşıdık. Kimi talepler kimi sebeplerden ötürü karşılık bulmasa da yine çoğu talepler olumlu karşılanarak gerekli adımlar atıldı. Örneğin esnafımıza sağlanan şu an ki krediler, ayrıca KOSGEB’in sağladığı krediler, vergi ve SGK borçlarını erteleme gibi olabildiğince gerekli adımlar atıldı. Biz Ak Parti olarak memleketimizin esnafını bir defa kesinlikle önemsemek ve her türlü dertleri ile hemhal olarak yanlarında olmak görevimizdir. Bu nedenle biz daima birlikteyiz. Bize düşen ne varsa daima yapmaya hazırız” diye belirtti.

Faizsiz, 60 Ay Taksitle Son Evler

Kredi faizlerinin yüzde 1’in altına inmesi konut satışlarını canlandırdı.

 Yılın son çeyreğinde kampanyalar hız kazandı. Siz de 60 aya kadar faizsiz ya da 120 aya kadar aylık 0.80 faiz oranıyla kredi kullanarak ev sahibi olabilirsiniz... Para dergisinden Bülent Ekimci'nin haberine göre; konut kampanyalarında, ev sahibi olmak isteyenler için neredeyse her tür satış alternatifine rastlamak mümkün. Bazı firmalar peşinatı 2014 yılına ertelerken, bazıları kefilsiz ve faizsiz satış yöntemleri uyguluyor.

Ev sahibi olmak isteyenlere bütçelerine uygun esnek ödeme koşulları sunuluyor. Yüzde 10 tanıtım indirimi yapılan yeni projelerde, yüzde 10 da peşin alım indirimi uygulanıyor. Bankaların faiz indirimlerinin krediyle satış yapan projelere anında yansıdığı gözleniyor. Birçok markalı konut projesinde aylık faiz oranları yüzde 1’in altına inmiş durumda. 120 ay vadede aylık faiz o yüzde 0.80’e, 60 aylık vadede ise yüzde 0.70’lere düştü.İnşaat firmaları, düşük faizli banka konut kredilerinin yanı sıra 32 aydan 60 aya kadar vade farksız satış yapıyor

 Markalı konutlar arasında hemen her bütçeye uygun ev var. 35-40 metrekarelik stüdyolar, özellikle yatırım amaçlı düşünenlerin gözdesi olmayı sürdürüyor. 1+1, 2+, 3+1 ve 4+1 bahçeli ve dublekslerin yanı sıra villa seçenekleri de hayli geniş. Fiyatlarsa projenin inşa edildiği bölgeye, büyüklüğüne, bulunduğu kata göre değişiyor. Örneğin, bir stüdyo daireyi 81 bine de 400 bin TL’ye de satın almak mümkün.

İhtiyaç Kredisi Kullanmış Olmak Konut Kredisi Almaya Engel midir?

İhtiyaç kredisi kullanmış olmak konut kredisi almaya engel değildir.

 Mevcut kredi taksitinin ödemeleri düzenli yapılıyorsa, kredi kartı borçları ve diğer ödemelerde herhangi bir sıkıntı yaşanmamışsa özetle kredi notu banka kriterlerine uygunsa kolaylıkla kredi kullanılabilir. Ancak öncelikle mevcut kredi taksitleri ödemesi toplamının bankaya belgelenebilecek gelire oranına bakmak gerekir.

 Bankalar kredi kullandırımlarında, ödenecek kredi taksit tutarının net gelirin % 50′sini aşmayacak şekilde olmasına dikkat ederler. Özel bankalarda bu oran %30-50 aralığında iken kamu bankalarında oran %50′nin üzerine çıkabilir. Bir örnekle açıklamak gerekirse, mevcut ihtiyaç kredisinin aylık ödemesi 400 TL, kullanılacak konut kredisinin aylık ödemesi 1200 TL ise bankaya minimum 3.200 TL civarında gelir belgelemek gerekir. Gelir beyanı kredi kullanımına uygun değilse, banka kredi ödemelerinde sorun yaşanabileceğine kanaat getirdiyse, tüketiciden ek bir gayrimenkul ipoteği veya kefil talep edebilir.

Ekspertiz İşlerinde Bankalarla Uzmanların Arasına Kara Kedi Girdi

Milliyet Gazetesi’nden Yavuz Karaman’ın haberine göre, 2001 yılından bu yana Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından düzenlenen gayrimenkul sektöründeki ‘değerleme uzmanlığı’, bir diğer ifadeyle ‘ekspertiz’ işlerinde bankalarla uzmanların arasına kara kedi girdi. Son dönemde aldıkları işlem ücretleri ve komisyonlar nedeniyle sıkça tartışılan bankalar bu kez lisanslı eksperler, dolayısıyla bu kişilerin bağlı olduğu SPK ile karşı karşıya kalmış durumda.
Anlaşmazlık konusu ise uzmanların bu işlemler için belirlediği 300 TL’lik fiyat. Değerleme şirketleri artık bu ücretin altında işlem yapmayacaklarını kaydediyor. Bankalar ise fiyatı yüksek bularak tarifeyi mahkemeye taşıdı. Bankaların konut kredisi müşterilerinden eksertiz ücreti olarak 300 TL’nin oldukça üzerinde para alması ise dikkat çeken bir diğer konu.

 Bankalar ‘Olmaz’ Dedi

 SPK lisanslı uzmanların meslek birliği olan Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği (TDUB) Mayıs ayında asgari rapor ücreti uygulamasına geçti. Burada belirlenen fiyat 300 TL oldu. Bankalar kredi işlemlerinde bunun üzerinde fiyat almalarına karşılık daha önce ödedikleri daha düşük fiyatta ısrar etti. Aradan geçen sürede anlaşma sağlanamadı. Bu karara karşı çıkan 8 banka (Eurobank, ING Bank, Garanti Bankası, Vakıflar Bankası, Akbank, Yapı Kredi Bankası, Denizbank, Türk Ekonomi Bankası) konuyu Danıştay’a taşıdı.

 1200 TL Alan Var

 Lisanslı eksperlerin meslek birliği olan TDUB, SPK’ya bağlı bir oluşum ve Bakanlar Kurulu statüsü ile kuruldu. Bu yüzden Birlik, davaya Başbakanlık ve SPK’nın da taraf olduğunu kaydediyor. Birlik bu 8 bankanın, TDUB’la birlikte SPK ve Başbakanlığı da dava etmiş olduğunu ifade ediyor. Piyasadan edinilen bilgilere göre bankalar ekspertiz ücreti başına konut kredisi kullananlardan 500 TL ile 1200 lira arasında ücret tahsil ediyor. TDUB bu rakamın genelde 250 lirasının değerleme şirketlerine verildiğini ifade ediyor. Bazı durumlarda rapor başına 250 liradan daha az ödendiğinin de altı çiziliyor. TDUB ise rapor başına asgari fiyatın 300 lira olmasında ısrar ediyor. Lisanslı eksperler yaklaşık 5 yıldır fiyatların değişmediğini kaydediyor.
Mortgage olarak bilinen konut finansmanı sistemi kapsamında, bankaların kredi verebilmesi için zorunlu olan ekspertiz raporlarının sayısı yılda 500 bini geçiyor.

 Bankalar Tüketiciden Kat Kat Fazla Alıyor

 Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği (TDUB) Başkanı Bekir Yener Yıldırım, Bakanlar Kurulu’ndan aldıkları yetki çerçevesinde ekspertiz ücretini konut başına 300 lira olarak belirlediklerini vurgulayarak, “Bankalar şu anda 250 lira civarında ekspertiz ücreti ödüyor. Fiyatlar 5 yıldır bu seviyede. Hatta bazı bankalar bunu bile fazla buluyor. Bu nedenle bizim belirlediğimiz 300 lirayı vermemek için dava açtılar” dedi. Yıldırım, bankaların kendilerinin sunduğu hizmetin çok daha fazlasını kredi kullanan tüketiciden aldığını vurgulayarak, “Bankaların da masrafı var ama asıl işleri biz yapıyoruz. Bu nedenle bizden aldıkları miktarın kat kat fazlasını tüketiciye yansıtıyorlar. Yılda 500 bin bireysel konut kredisi raporu hazırlanıyor. Tanesi 50 liradan yıllık 25 milyon liralık ekspertiz piyasası oluşuyor” değerlendirmesini yaptı.
Yıldırım, TUDB’nin kanunla kurulduğunu ve açılan davaya Bakanlar Kurulu ve Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) taraf olduğunu açıklayarak, “Bu nedenle biz, Bakanlar Kurulu ve SPK savunma hazırlıyoruz” diye konuştu.

 TDUB’un Fiyat Belirleme Yetkisi Var

 Sermaye Piyasası Kurumu (SPK) 2001’de yaptığı düzenleme ile gayrimenkul değerleme uzmanlığı ve değerleme şirketleri ile düzenleme yaptı. Bu amaçla sınavlar açtı, sınavı geçen uzmanları ve onların kurdukları şirketleri lisanslamaya başladı. 2006’da çıkarılan yasayla Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği (TDUB) kurulması kararı alındı. Bakanlar Kurulu Kararı ile statüsü yayınlanan TDUB, 2010’da faaliyete geçti. Bakanlar Kurulu’nun statüsüne göre TDUB, lisanslı eksperlerin hazırladıkları raporlar için alacakları ücretleri düzenlemeye yetkili

Halkbank Geleneksel Erken Gelen Bayram

Halkbank, Kurban Bayramı öncesi geleneksel Erken Gelen Bayram Kredisi kampanyasını başlattı.

 Faizsiz ve dosya masrafsız kredi seçeneklerinin olduğu kampanyada azami 5 bin TL tutarındaki krediler, 12 ay vadeye kadar sıfır faizli olarak kullanılabilecek. Daha uzun vadeli kredi ihtiyacı olanlar ise 36 ay vade ve 15 Bin TL’ye kadar dosya masrafsız kredi avantajından yararlanabilecek. Her bütçeye uygun kredi fırsatlarına sahip kampanyadan yararlanmak için tüm Halkbank şubelerine başvuru yapılabiliyor

 Halkbank’ın, harcamaların yoğunlaştığı özel günlerde her zaman müşterilerinin hayatını kolaylaştıracak çözümler üretmeye özen gösterdiğini dile getiren Halkbank Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı İsmail Hakkı İmamoğlu şunları ifade etti:

 “Her bayram öncesi hizmete sunduğumuz Erken Gelen Bayram Kredisi, artık bankamızın bir klasiği haline geldi. Sıfır faiz oranı ile farklılaştığımız kampanyamızda bayram kredimizi dileyen müşterilerimize dosya masrafsız olarak kullandırabiliyoruz. Sahip olduğu cazip avantajlarla rakiplerinden ayrılan bu ürünümüzle amacımız, müşterilerimizin bayramı sevdikleriyle beraber, rahat ve mutlu geçirmesini sağlamak.”