22 Ekim 2012 Pazartesi

Fiyapı'nın Konutlarından Bankalar da Sorumludur



Fikret İnan'ın şirketi Fiyapı mağdurlarının davalarına bakan Orhan Boran: Mağdurlar bankadan krediyi tekrar tahsil edebilir.

Fiyapı mağdurlarının davalarına bakan avukat Orhan Boran, Tüketici Yasası’nda kredi kullandırdıkları konut projelerinden bankaların da sorumlu olduğuna ilişkin hüküm bulunduğunu belirterek “Mağdurlar dava açmak suretiyle bankadan sorumluluğu oranında ve miktarında ödedikleri krediyi tekrar tahsil edebilir” dedi.

Yürürlükte bulunan Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un Tüketici Kredisi başlıklı 10. maddesi kredi veren kuruluşu da tüketiciye karşı satıcı ve sağlayıcıyla birlikte sorumlu tutuyor. 2 yıl ertelense de Fiyapı’nın iflasının ardından binlerce mağdur ortaya çıkarken avukat Orhan Boran’a göre, bu tür durumlarda hem müteahhit firma hem de banka aynı davada davalı olarak gösterilebilir.

Boran, Fiyapı mağduriyetinde ismini gizli tuttuğu bir bankadan büyük miktarlarda kredi kullanıldığını ifade ederek Tüketici Yasası’ndan doğan hakların işletildiğini aktardı. Boran, şu bilgileri verdi:

Esenyurt’ta Risk Büyüyor

* Aralarında Fiyapı’nın da olduğu ve bir süre önce Esenyurt’ta büyükşehir belediyesinin ruhsat iptali kararıyla müşterilerinin açtığı davalar nedeniyle zor günler geçiren birçok müteahhit firmadan sonra bu projelere konut finansmanı sağlayan bankalar da risk altında.

* Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un Tüketici Kredisi başlıklı 10. maddesi kredi veren kuruluşu da tüketiciye karşı satıcı ve sağlayıcıyla birlikte sorumlu tutuyor. Bu madde bir mal ve hizmetin eksik yapılması, zamanında teslim edilmemesi yahut hiç yapılmamış olması hallerinde kredi kuruluşlarını müteselsilen sorumlu tutmakta. Krediyi bu şartla veren finans kuruluşları müşterilerin uğradığı zararlardan kredi miktarı kadar sorumlu tutulabilecek.

* 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlı konut finansmanından kaynaklanan işlemlerde kredi veren kuruluş, krediyi belirli bir konutun satın alınması ya da belirli bir satıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermişse, konutun hiç teslim edilmemesi ya da geç teslimi durumunda kredi veren satıcı ile birlikte, tüketiciye karşı, kullandırılan kredi miktarı kadar müteselsilen sorumlu tutuluyor.

* Henüz teslim edilmeyen inşaatlarla ilgili olarak konut finansmanını desteklemek içinkredi kullanan mağdurlar bu kuruluşlara karşı dava açabilirler. Yasanın amir hükmü karşısında kredi kuruluşu sorumluluktan kurtulamaz.

Ekoayrinti.com

Emlak Uzmanından Kriz Uyarısı


Tuğla Ekonomisine Dikkat, İspanya Krizini Geçmişteki Tuğla Ekonomisine Borçlu.

Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı Emlak Sektörü Kurul Başkanı Salim Taşçı, emlak sektörünün maketten satışa dayanmasının sorun oluşturabileceğini, İspanya'nın yaşadığı krizin "tuğla ekonomisinden" kaynaklandığını belirterek, "Tuğla ekonomisine dikkat. Tuğlalar yerinden oynarsa çatı uçar. Konut alıcılarının rahat uyuyabilmesi için, maket konutların sigorta edilmesi, yüklenici firmalardan banka teminat mektubu istenmesi, krediveren bankaların sorumluluklarının artırılması gerekir" dedi.

Tuğlalar yeniden oynarsa çatı uçar

Salim Taşçı yazılı açıklamasında, Türkiye'de ovalar, yaylalar, dağlar ve tepelerin inşaat şantiyeleriyle dolduğunu belirterek, "Maketi önüne koyan bazı firmalar sat-yapa geçiyorlar. Ortada maket, elinde çubukla bir tanıtım uzmanı. ‘İşte onuncu kat, tüm şehir ayaklar altında, peşin şu kadar, taksit bu kadar.' Ardından senet tanzimi, protokol ve oldu satış. ‘Ya yapmazsan, ya yapamasan, benim durumum ne olacak?' diye soran çıkıyor mu, orası meçhul" dedi.

Maketten konut satan firmaların SPK'ca denetlenmesi ve izahname istenmesinin öngörüldüğünü hatırlatan Taşçı, "Maketi yapan, izahname hazırlamaktan acizmi ki, denetimin temeli ‘izahnameye' dayandırılıyor? Yaptırım nedir? Görünürde hiçbir nitelik, garanti yoktur" iddiasında bulundu. Taşçı, "Tuğla ekonomisine dikkat. Tuğlalar yerinden oynarsa çatı uçar" dedi.

Mor-gıç morartır

Salim Taşçı, emlak sektöründe bir çöküş yaşanmaması için şu önerilerde bulundu:

"Alıcının rahat uyuyabilmesi için, maket konutların sigorta edilmesidir. Yapımı yüklenici firmalardan banka teminat mektubu istenmesidir. Kredi veren bankaların sorumluluklarının arttırılmasıdır. İşte o zaman vatandaşta, yaptı, yapamadı derdinden kurtulur. Aksi halde Mor-gıç morartır.

İspanya, ABD deki, tuğla ekonomisinin neticesi olarak, ABD deki krizin izleri yeni, yeni ortadan kalkmakta olup, ispanya şu andaki, krizi geçmişteki, tuğla ekonomisinin cazibesine (!) borçludur."

Bu kadar konutu kime satacaksınız?

Salim Taşçı dünya ülkelerinin deneyimlerinden dersler alınmazsa sorunlar yaşanabileceğini kaydederken, "Korkum odur ki, 3-4 yıl sonra bankalar para kasalarının yanına bir de konut anahtarlarını muhafaza için bir kasa daha ilave etmek mecburiyetinde kalacak olmalarıdır. Ekonomide arz-talep dengesi diye bir kural vardır. Bu kadar konutu kime satacaksınız? 3-4 yıl sonra biriken stoklar elde kalırsa, fiyatlar alabildiğine düşerse sonuç ne olur?" diye sordu

Haber3

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Oto Galericiler Sitesi Başkanı Bilal Atabey


Oto Galericiler Sitesi Başkanı Bilal Atabey:

Kayseri Oto Galericiler Sitesi Başkanı Bilal Atabey, "Bizlerde ikinci el oto alım satımcı olarak kredi kullanıyoruz. Bu nedenle bizimde kredi ödemelerimizin ötelenmesini, taksitlerimizin de uzatılmasını istiyoruz" dedi.

Kayseri Oto Galericiler Sitesi Başkanı Bilal Atabey, "Türkiye'de ekonominin iki ayağı vardır. Bunlardan biri inşaat diğeri de otomotiv sektörü. Bu sektörler iyi gidiyorsa ekonomi iyidir iyi gitmiyorsa kötü demektir. Bizler bu sektörün canlanması için elimizden gelen çabayı sarf ediyoruz. Türkiye genelinde 15 ana bayisiyle, bin 200 yetkili satıcısı, bin 300 yan sanayisiyle 50 bin ticaret erbabı çalışanıyla bu işi yapmaya çalışıyoruz. Dışarıda yapılan ikinci el oto alım satımı seyyar alım satım bize çok zarar vermekte. Bizler burada sigortasını yatıran, istihdam sağlayan, kira ve vergi ödeyen ve ailesini bu işten geçindiren insanlar olarak dışarı da yapılan ticaret bize çok büyük eksiklik getirmektedir. Bunun için dışarıda yapılan seyyar alım satımın bitirilmesini istiyorum" diye konuştu.

Rent a Car ruhsatı adı altında ticaret yapıldığını belirten Atabey, "Rent a Car'a ben karşı değilim fakat ret a car adı altında yapılan ikinci el oto alım satımı bizi çok sıkıntıya sokmakta. İleriye dönük ticaretin daha iyi olabilmesi için bizim desteklenmemiz gerekmektedir. Biz devletimizden bu güne kadar çok büyük yardım görmedik" ifadelerini kullandı.

Devletten destek isteyen Atabey, "Bizlerde ikinci el oto alım satımcı olarak kredi kullanıyoruz. Bu nedenle bizimde kredi ödemelerimizin ötelenmesini, taksitlerimizin de uzatılmasını talep ediyorum. Çünkü ikinci el oto çok önemli bir sektör. Senede 4 milyona yakın ikinci el oto alım satımı yapılıyor. Bu 4 milyon demek devlete çok büyük katkı sağlanması demek. Ben yediveren gülleri diye tabir ediyorum. Neden diye sorarsanız. Benzin alıyoruz vergi ödüyoruz. Araç alıyor ve ÖTV ödüyoruz. Her türlü vergiyi cebimizden devlete ödeyen insanlarız. Bizim desteklenmemiz devletimiz ve milletimizin huzuru için iyi olacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Akaryakıt zamlarının kendilerini etkilediğini söyleyen Atabey, "Birde işlerimizin son zamanlarda düşüş sebeplerinden biriside Orta doğuda yaşanan krizin sıkıntısı, benzin, mazot, gaz gibi ürünlerde yaşanan fiyat artışları bizim işimize sekte vurmaktadır. Mesleğin ihtisaslaşması açısından ticaretin yerinde yani bir ilde oto galerisi varsa dışarıda yapılan ticaret uygun değildir. Yapanlara cezai müeyyide uygulanacaktır deniliyor bunun için dışarıda yapılan ticaretin bitirilmesini talep ediyorum.

Vatandaşın yıpranmaması ve sıkıntıya düşmemesi için ticaretlerini vergi mükellefiyeti altında yapsınlar. Vergi dairesinin başlatmış olduğu bir çalışma var. Aşağı yukarı Türkiye'ye 700 bin kişi tespit edilmiş. 700 bin kişiye de mektup gönderilmiş çok büyük cezalarla karşı karşıya kalıyorlar" ifadelerini kullandı

Medya73

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Bankacılık Sektörü Kredi Hacmi 771 Milyar Liraya Ulaştı


Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) haftalık bültenine göre, 12 Ekim 2012 itibarıyla mali kesime verilen kredilerin toplamı bu dönemde yüzde 1,22 oranında artarak, 15 milyar 195 milyon lira oldu. 

Bankacılık sektörünün mali kesim hariç toplam kredi hacmi de 702 milyar 498 milyon lira olarak belirlendi. Söz konusu rakam 5 Ekim'de 699 milyar 174 milyon lira idi. Mali kesim hariç sektörün spot kredi toplamı ise bir haftada yüzde 0,64 oranında artarak 88 milyar 59 milyon lira oldu.

Tüketici Kredileri 

Katılım bankaları dahil, mali kesim hariç tüketici kredileri ise yüzde 0,64 oranında artış gösterdi. Tüketici kredileri söz konusu dönemde 185 milyar 262 milyon liradan 186 milyar 451 milyon liraya çıktı. Tüketici kredilerinin 81,8 milyar lirası konut, 7,7 milyar lirası taşıt, 65,6 milyar lirası ihtiyaç kredileri, 31,3 milyar lirası da diğer kredilerden oluştu. Bir haftalık süreçte taksitli ticari krediler toplamı da 82 milyar 867 milyon liradan 83 milyar 114 milyon liraya çıktı.

Taksitli ticari kredilerdeki artış yüzde 0,30 oldu. Bireysel kredi kartları kullanım tutarı ise 12 Ekim itibarıyla 67 milyar 841 milyon lira olarak hesaplandı. 5 Ekim'de 67 milyar 457 milyon lira olarak hesaplanan söz konusu tutar, bir haftalık süreçte yüzde 0,57 oranında artış göstermiş oldu.

BDDK verilerine göre, 12 Ekim'de taksitli bireysel kredi kartı harcamaları 35 milyar 175 milyon lira, taksitsiz bireysel kredi kartı harcamaları ise 32 milyar 666 milyon lira düzeyinde gerçekleşti. Hürriyet

Türk Eximbank, TL Kredi Faiz Oranlarını İndirdi



Türk Eximbank, Türk Lirası kredi faiz oranlarını bir puan indirdi.

Türk Eximbank´tan konu ile ilgili yapılan açıklamada şu bilgiler verildi:

"İhracat sektörü ve döviz kazandırıcı hizmetler sektörünün finansmana erişim imkanları Bankamızca yeniden değerlendirilmiş olup, kaynak maliyetleri de dikkate alınarak aşağıda belirtilen düzenlemeler yapılmıştır.

Bu çerçevede Kısa vadeli TL kredileri, TCMB kaynaklı Reeskont TL Kredisi, Döviz Kazandırıcı Hizmetler TL Kredisi ve TL cinsinden kullandırılan orta-uzun vadeli İşletme Sermayesi ve Yatırım Kredisi faiz oranları (Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Köprü TL Kredisi değişken faiz opsiyonu hariç) 1 (bir) puan indirilmiştir.

Ayrıca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası´nın (TCMB) "İhracat Reeskont Kredisi Uygulama Talimatı" ile Bankamıza tanınan 5 milyar ABD doları tutarındaki limit dahilinde uygulanmakta olan Reeskont Kredisinde, TL kaynak talebinde bulunan firmalarımızın finansman ihtiyaçlarının daha etkin bir şekilde karşılanmasını teminen 180 gün vadeli TL kullanımlar için belirlenmiş olan sınırlama kaldırılmıştır. 

Bu çerçevede, Dış Ticaret Sermaye Şirketleri (DTSŞ) 90 milyon ABD doları, diğer firmalar ise 50 milyon ABD doları karşılığı TL tutarında firma limitinden yararlanabileceklerdir.

22.10.2012 tarihinden itibaren geçerli olacak yeni düzenlemeler hakkında ilgili birim ve şubelerinizin, bu şube ve birimleriniz aracılığıyla müşterilerinizin/ üyelerinizin bilgilendirilmesini önemle rica ederiz." 

Finanstrend

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

216 Yapı'dan Çifte Bayram Hediyesi



216 Yapı'nın, Çekmeköy'de hayata geçirdiği son projesi 216 Butik'de çok özel bayram fırsatlarıyla siz de kendi evinize sahip olacaksınız.

216 Butik'den daire alanların kredi taksitlerini, teslim tarihine kadar 216 Yapı ödüyor. Üstelik %0,90'dan başlayan faiz oranları ve 120 aya varan vade seçenekleriyle, 216 Butik'de ev sahibi olmak şimdi daha da kolay. Hem düşük kredi oranları ile taksit ödeyebilirsiniz, hem de evinizi teslim alana kadar kredi taksitlerinizi 216 Yapının ödemesine bırakabilirsiniz. Dairenizi teslim aldıktan sonra ister kira öder gibi dairenizi değerlendiriyorsunuz, isterseniz de kiraya verip kendi taksitlerini ödemesini sağlıyorsunuz.
Çekmeköy'ün Yıldızı
3 blokta toplam 114 konut ve sosyal alanlardan oluşan 216 Butik, 216 Yapı anlayışının son örneği olarak hayata geçiyor. Her bir dairesinde 216 Yapı kalitesini barındıran 216 Butik; yeşil alanları, gelişmiş ulaşım imkanları ve sizi içine çeken konsepti ile Çekmeköy'ün yıldızı olacak.
Konumu itibariyle sakin, ulaşım alternatifleriyle merkezi, inşaat teknolojisiyle güvenli, konseptiyle sıcak bir yaşam sunan 216 Butik'de yeni bir hayat sizi bekliyor.
Her metrekaresinde 216 Yapı kalitesini yaşayacağınız, ferah, gün ışığı alan daireler, çocuklarınızın güvenle oynayacağı oyun parkı, gezi alanları ve yeşil alanlar, ailenizin güvenliği için son deprem yönetmeliğine göre inşa edilen güvenli yapısı, engelli vatandaşlarımızı düşünen engelsiz yaşam konsepti 216 Butik'de var olan yüksek standartlardan sadece birkaçı.
Otoparkınızdan dairenize çıkarken, çocuğunuzun bahçede neşeyle oynadığını güvenlik kameralarıyla izlerken, ısı ve ses yalıtımı yapılmış dairelerinizde sorunsuzca yaşarken gerçek huzuru hissedeceksiniz.
Açılıp kapanabilen yüzme havuzunda yaz kış yüzme keyfini yaşayacak, çocuk oyun parkında çocuğunuzla eğlenceli saatler geçirecek, projenin %70'ini oluşturan yeşil alanlar ve gezi yollarında doğanın sesini dinleyeceksin

Haberler

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

İktisadi Kavramları Yakından Takip Eden Bir Toplum Olduk


Bursa Hakimiyet Gazetesi yazarlarından İsmail Tatlıoğlu bu hafta ki yazısında kredi faizlerindeki düşüşün ülke ekonomisindeki önemine ve ucuz kredinin elde edilme yöntemlerine değindi. Tatlıoğlu yazısında şu konulara değindi:

90’lı yıllarda daha ziyade kamu açığı,bütçe açığı gibi kavramları, asrın hemen başında ise cari açık, faiz dışı fazla şeklinde bilhassa dış ticaret bilançosu kalemleri etrafında tartıştık. Bugünlerde ise faiz eksenli konuşmaya başladık. Faiz kavramı o kadar genişletildi ki, geçen hafta Merkez Bankası’nın faiz kararına ve beklentilere açıklamalı bir yorum getirmek gerekiyor.

Merkez Bankası bankalarla çeşitli başlıklar altında parasal işlem yapıyor .Bunlardan bir tanesi bankaların MB’den bir hafta vadeli aldıkları borçtur.Uygulanan faiz oranı yüzde 5.75 idi ve değişmedi.Buradaki faiz “gösterge veya politika faizi “olarak tanımlanır.Gösterge /politika faizi bankaların fon maliyetini birinci dereceden belirleyen faiz oranı olarak bilinir,dolayısıyla bu oranda bir iniş seyri fon maliyetleri üzerinden kredi ucuzlamasını  daha kolay nedenler.

Merkez Bankası aynı zamanda, bankalar ile gecelik borç işlemlerinde bulunur.Parası fazla olan bankalardan yüzde 5 ile borç alırken, ihtiyaç  sahibi bankalara yüzde 10 faizle borç verir. MB nin verdiği borç için uyguladığı faiz “gecelik faiz” olarak tanımlanır.MB geçen hafta bu faizde yarım puanlık indirime giderek 9.5’a düşürdü .Merkez Bankası’nın bir gece için ödediği faizden aldığı faiz oranına uzanan banda “faiz koridoru” deniliyor.Tanım yerindeyse, Türkiye’nin yeni faiz koridoru 5 - 9.5 şeklinde belirlenmiştir diyebiliriz. Faiz koridorunun üst sınırı 11,5 idi ve 1.5 puanlık indirimle yüzde 10 düşmüştü. Şimdi 0.5 daha düşürüldü. Aslında düşüş beklentileri 1.5 civarındaydı, ancak MB henüz daha temkini elden bırakmaya niyetli değilmiş görüntüsü veriyor. Koridorun daha daraltılması gerekiyor,özellikle faiz koridoru üst limitinin aşağıları görmesi kredi ucuzlaması için ön şart. Kredi faizlerinin düşüşü her hal ve kârda fonlama maliyetlerinin düşüşüyle ilgilidir,dolayısıyla ucuz para bulmanın yollarından biri belki de en önemlisi Merkez Bankası’ndan geçer. Yurtdışı ucuz kaynaklara ulaşmak bir önemli alternatif olsa da, bizzat MB ve onun politikalarıyla bağlantılıdır.

Gelişmekte olan ülkelerdeki faiz politikaları, uluslararası sermaye hareketlerini yönlendiren temel kriterlerden biri haline geldi.FED Başkanı Bernanke ,IMF Tokyo toplantısı sonrası yaptığı açıklamada;  “uluslararası sermayenin gelişen ekonomilere yönelmesinde, ABD ve AB’deki parasal genişlemeden ziyade,bu ülkelerdeki yüksek kazancın etkili olduğunu” vurguladı. Dolayısıyla,cari acık nedeniyle para ihtiyacımız olduğu müddetçe daha yüksek faiz ödeyerek sermaye transferine devam etmemiz gerekiyor.

Kredi ucuzluğunun tek yolu olarak, siyasi istikrarı tehdit altında bırakmadan enflasyonu ve faizi düşürmek kalıyor.


En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Bu Ücretleri Siz Ödemeyeceksiniz

Kentsel dönüşüm kredilerinde, sözleşme, noter, tapu ve belediye harçları, damga ve veraset intikal vergileriyle döner sermaye gibi ücretleri vatandaş ödemeyecek.

Hak Sahiplerince Bankalardan Kullanılacak Kredilere Sağlanacak Faiz Desteğine İlişkin Karara göre, güçlendirme, konut kredisi ve iş yeri yapım kredisinin şartları belirlendi. Buna göre, güçlendirme kredisi kullanacak vatandaşlar 50 bin, konut ve iş yerini yeniden yapmak isteyen vatandaşlar 100 bin lira kredi çekebilecek.

Güçlendirme ve konut yapım kredisinin yüzde 4'ünü, iş yeri yapım kredisinin de yüzde 3'lük kısmı devlet tarafından karşılanacak. Vatandaş, bankadan 10 yıllık planlama doğrultusunda, 100 bin lira çekmesi halinde Bakanlık'tan yaklaşık 25 bin lira faiz desteği alacak. 

Kent Haber

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

Konut Kredisi Faizlerindeki İndirim Rüzgarı Hız Kesmiyor


İlk olarak Merkez Bankası'nın faiz indirimi açıklamasından sonra, konut kredisi faizlerihızla düşüşe geçti. Konut sahibi olmak isteyenlerin yüzünü güldüren gelişme sonrasında bankalar, faiz oranlarını geriye çekmeye devam ediyor.
Yüzde 1 faiz oranının altında birçok banka yer alırken 10 yıllık vadelerde aylık taksitler 1380 liraya kadar gerilemiş durumda. Türkiye ekonomisinde önemli bir paya sahip olan inşaat ve gayrimenkul sektöründe konut kredisi faizlerinin düşmesi, yeni projeler için de düğmeye basılmasına neden oldu.
Birçok konut ve ofis projesinin tanıtıldığı son 2 aylık süreçte inşaat şirketleri, yeni projelerinde startını verdi. İstanbul'un yanı sıra İzmir, Ankara ve Bursa'da hayata geçirilen projelerde dikkat çekiyor.
Her hafta hazırlanan tabloya göre DD Mortgage 120 ay vadeli konut kredisi için yüzde 0,92 oranında, Şeker finans yüzde 0,94 oranında, Yapı Kredi yüzde 0,97 oranında faiz uyguluyor. DD Mortgage'da aylık taksitler 1380 lira, Şeker Finans'ta 1393 lira şeklinde ödeniyor.
Uğurcan TOKAY/emlaktasondakika.com

Türkiye'nin Notu Niye Yükseltilmiyor?


Türkiye'nin dış borçlarını ödeme yeterliliğini gösteren döviz üzerinden ülke notu hâlâ değiştirilmedi ve bu not hâlâ "yatırım yapılamaz" seviyede tutuluyor.
Batmış İzlanda, bankalarını kurtarmak için 100 milyar euro bekleyen İspanya, AB yardım etmediği takdirde ekonomileri çökecek olan Romanya, Bulgaristan ve gene AB Merkez Bankası tahvil alımlarına destek vermezse hemen batacak olan İtalya, Portekiz, İrlanda gibi ülkeler not sıralamasında hâlâ Türkiye'nin üzerinde.

Peki kredi derecelendirme kuruluşları ya da halkın notçu dediği kuruluşlar Türkiye'nin notunu niye yatırım yapılabilir seviyeye getirmiyorlar? 

Getirmiyorlar, çünkü Türkiye'ye doğrudan yabancı sermaye gelmesini ve Türkiye'de faizlerin gerilemesini istemiyorlar.
Getirmiyorlar, çünkü sıfır faizli doğrudan yatırımların zor durumda olan Portekiz, İspanya, İtalya, Yunanistan, İrlanda gibi ülkelere yönelmesini istiyorlar.
Getirmiyorlar, çünkü Türkiye'den yüksek faiz alarak beslenen faiz lobisinin kazançlarının azalmasını istemiyorlar. 

Notçuların Türkiye'nin notunu ne karşılığında artırmadıklarına gelelim bir de... 
Bu notçu kuruluşlar Türkiye'nin notunu artırmamak için rüşvet alıyorlar. Nasıl böyle kesin bir değerlendirme yapabiliyoruz diye sorarsanız... Yapıyoruz çünkü 14 Temmuz 2012 tarihli The Guardian gazetesi, Moody's'in nasıl ısmarlama derecelendirme yaptığını açıkladı.
Josephine Mouldus'un haberine göre, Morgan Stanley, pazarladığı konut kredilerine dayalı menkul kıymetleri olduğundan daha iyi derecelendirmesi için Moody's'e rapor düzenletti. Söz konusu sahte rapor şöyle hazırlanmıştı: Cheyne Finance isimli Londra'da çalışan bir kuruluş, düşük gelir gruplarının kullandığı 3.4 milyar dolarlık konut kredilerine dayalı olarak menkul kıymet çıkarıyor.

Bu menkul kıymetleri pazarlayan Morgan Stanley'in isteği üzerine notçular, hak etmediği halde bu kâğıtlara "yatırım yapılabilir" notu veriyorlar. Sonra bu derecelendirmeye bakarak menkul kıymetleri satın alanlar da senetlerinin bedelleri ödenmeyince tabii mahkemeye gidiyorlar.Araştırmalar sonunda, söz konusu menkul kıymetleri pazarlayan Morgan Stanley'in analistinin, menkul kıymetlerin yatırım yapılabilir olduğuna ilişkin Moody's'in düzenlediği raporu yatırımcılara gönderdiği elektronik postalar mahkemenin eline geçti. Kısaca rüşvet alarak notçu kuruluşun bir yatırım aracını olduğundan iyi gösterdiği ispatlandı.

Ortaya çıkarılan bu gerçekler ve bilgiler ışığında, Türkiye'den haksız yüksek faiz elde etmek isteyen faiz lobisinin vereceği rüşvetle Türkiye'nin notunun da düşük tutulduğu ileri sürülebilir. 
Hatta doğrudan yabancı yatırımların Türkiye'ye gelmesini engelleyip başka ülkelere kaydırılması için notçu kuruluşların rüşvet aldığını ileri sürmek pek de yanlış olmaz. Çünkü Türkiye'nin notu yatırım yapılabilir seviyeye gelince bekleyen 50 milyar dolarlık doğrudan yatırımın Türkiye'ye hızla gelmesi söz konusu oluyor. İşte bunu bazıları istemiyor.

Şimdi tabii hemen şu soruyu sormak lazım.Faiz lobisinin ve notçuların Türkiye ekonomisine eleştiri olarak getirdiği "aşırı ısınma!" soğutuldu. Hatta fazlaca soğuma oldu. Soğuma nedeniyle ortaya çıkan bütçe gelirlerindeki kayıp yeni vergi artışlarıyla giderildi. Notçuların öngörüsünün tam aksine, ihracat azalacağına çoğaldı. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 54'ten yüzde 64'e yükseldi. Cari açık hızla kapanmaya başladı.

Gördüğünüz gibi notçuların istediği her şey yapıldı ama acaba niye hâlâ Türkiye'nin notunu artırmıyorlar? 

Artırmıyorlar çünkü, yazının başında da söylediğimiz gibi, not arttığı takdirde Türkiye'ye hızla gelecek 50 milyar dolarlık doğrudan yabancı sermaye girişinin gerçekleşmesini istemiyorlar. Bu paranın başka ülkelere yönelmesini istiyorlar. Hizmetlerinin karşılığında rüşvetlerini de alıyorlar tabii. Oysa Türkiye'nin ülke notu Polonya'nın bulunduğu A seviyesinde olmalı.

Niye derseniz... Çünkü Polonya'nın genel kamu açığının milli gelirine oranı yüzde 5.1, kamu borç yükü ise yüzde 56.3 düzeyinde bulunuyor. Türkiye'nin genel kamu açığının milli gelire oranı ise yüzde 1.6, borç yükü de yüzde 36.5.

Büyüme ve istihdam oranlarında da Türkiye, Polonya'dan oldukça iyi durumda. Polonya'nın büyüme hızı yüzde 2.4, Türkiye'nin yüzde 3.2, işsizlik Pol""onya'da yüzde 12.5, Türkiye'de 8.4. Türkiye'nin 2013 hedeflerinde genel kamu açığının milli gelire oranı yüzde 1.5, borç yükü yüzde 35 olarak öngörülüyor.
Anlayacağınız, Türkiye'nin ekonomide rakamları Polonya'dan çok daha iyi olduğu halde Türkiye'nin notunun yatırım yapılamaz seviyede tutulmasının hiçbir haklı gerekçesi yok. Her şey ne kadar açık değil mi?
Notun düşük tutulması, Türkiye insanını soymaktan başka bir girişim değil. Düşük notun başka hiçbir gerekçesi yok. 

Sabah

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

En Düşük Konut ve Oto Kredi Faizi Hangi Bankada?



Merkez Bankası’nın faiz üst bandını aşağı çekmesi, mevduat ve kredi faizlerinde yarım ile 1 puan arasında düşüşe yol açtı. Yılbaşına kadar 1 puanlık indirim daha bekleniyor. Bankacılara göre, bunun mevduat ve kredi faizlerine yansıması ise yarım puan civarında olacak...

Sanayicisinden işadamına, mevduat sahibinden borç ödeyenine hemen herkesin uzun süredir beklediği oldu ve Merkez Bankası (MB) geçen ay faiz üst bandını 1.5 puanlık düşüşle yüzde 10’a indirdi. Başka bir deyişle faizde yeni seviyeyi resmileştirmiş oldu.

Ancak bu hiç kimse için sürpriz değildi. Çünkü söz konusu karar zaten uzun süredir bekleniyordu. Nitekim bankalar bu beklentiyi yaz ayları boyunca kredi ve mevduat faizlerine yansıtmıştı. Birçok banka, mevduat faizlerinde ortalama 0.50 (yarım) ile 1 puan arasında indirim yapmıştı. Aynı dönemlerde kredi faizlerinde de 0.50 puanla sınırlı düşüş gözlenmişti.

Konut Faizindeki Düşüş Sürecek

Merkez Bankası’nın faiz üst bandını aşağı çekeceğine neredeyse kesin gözüyle bakan bankalar, konut kredisi faizlerinde de 0.50 puana varan indirimlere gitti. Örneğin, 120 ay (10 yıl) vadeli konut kredilerinde yüzde 1.02 seviyelerinde yoğunlaşan faizler, eylül sonunda yapılan Para Piyasası Kurulu (PPK) toplantısı öncesinde 0.97’lere gerilemişti...

Uzmanlar, önümüzdeki bir hafta içinde uzun vadeli konut kredisi faiz oranlarında 0.2-0.3 puanlık yeni bir indirim daha olacağını düşünüyor. Ancak yıl sonuna kadar birkaç mini düzeltme dışında büyük bir indirim beklentisi bulunmuyor. Uzmanlara göre uzun vadeli konut kredilerinde faizler şimdilik 0.90’ların altına inmeyecek.

Diğer kredi faizlerinin de beklentiye bağlı MB kararı öncesinde indiği görülüyor. Bu beklenti nedeniyle zaten yılbaşından bu yana tüm faiz oranlarında düşüş yaşandığını hatırlatan ING Bank Genel Müdür Yardımcısı Cenk Tabakoğlu, “Örneğin ihtiyaç kredisi faizleri, masraflar dahil yüzde 2-1.90’lardan 1.50’lere indi” diyor.

Benzer bir durum taşıt kredilerinde de söz konusu. Yılbaşında yüzde 1.20’lerde seyreden 3 yıl vadeli taşıt kredisi faizleri 1.05’lere gerilemiş durumda. Tabakoğlu, bu dönemde kredi faizlerindeki düşüşü Merkez Bankası indiriminin yanı sıra global likidite ve risk iştahındaki artışın da desteklediği kanısında.
Mevduat faizlerinde ise 1 puana varan düşüşler gözleniyor. Tezgahaltı faiz (şubelerde müşteriye özel verilen mevduat faizleri), uzun süredir yüzde 10’ların üzerinde seyrediyordu. Ancak son haftalarda bankalar tezgahaltı faizleri de tek hanelere çekti. Halen 25 bin TL ve üzerindeki mevduatlara yüzde 8.5-9.5 oranında faiz uygulanıyor.

Resmi faiz (bir başka deyişle tabela faizleri) ise halen yüzde 6’lar civarında seyrediyor. Büyük bankalar tabela faizlerinde indirime gitmezken mevduat tabanı düşük olan bankalarda 3 puanlara varan faiz indirimleri görülüyor.


Devamı Gelebilir Ama

Uzmanlara göre önümüzdeki 3 ay boyunca faiz oranlarındaki düşüşler devam edecek. Ancak bu düşüşler küçük oranlarda kalacak. “Majör bir düşüş beklenmemeli” diyen uzmanlar, faizlerdeki olası düşüşlerin maksimum 0.50 puanlarla sınırlı kalacağında hemfikir.

Bu arada konut kredisi gibi uzun vadeli kredilerden çok, kısa vadeli ticari ve bireysel kredilerdeki düşüşün daha dikkat çekici olması bekleniyor. Özellikle 6 ay ve daha kısa vadeli kredilerde faiz düşüşlerinin 0.50 puanların üzerine çıkabileceği tahmin ediliyor.

Yine uzmanlara göre yılbaşına kadar geçecek 3 aylık süreçte Merkez Bankası’ndan bir faiz indirimi gelebilir. Merkez Bankası’nın faiz üst bandında 1 puana varan yeni bir indirim yapacağını hesaplarına dahil eden uzmanlar, bunun kredi ve mevduat cephesine ise sınırlı yansıyacağı kanısında.



Cenk TABAKOĞLU / ING Bank Genel Müdür Yardımcısı
“Hızlı Düşüş Beklenmemeli”

Merkez Bankası’nın faiz üst bandında yaptığı indirimi, piyasalar zaten konut ve taşıt kredisi faizlerine yansıtmıştı. Böylece kredi faizleri gerilemişti. Bu nedenle artık bugünkü faiz seviyelerinden aşağı yönlü hızlı bir düşüş öngörmüyoruz. Ancak hem Merkez Bankası’nın üst bantta yeni bir indirim daha yapma olasılığı hem de yılın son aylarındaki bilanço kapanış hareketlerine paralel olarak, bankaların kampanyalara hız vermesiyle bir miktar daha düşüş olabilir. Burada özellikle ekonomik aktivitedeki canlanma belirleyici olacak. Bu canlanmada bankalar aralarındaki rekabeti yeniden ön plana çıkararak faiz düşüşünü destekleyebilirler.

Mevduat tarafına baktığımızda ise son bir ayda faiz oranlarında 75-100 baz puan (0.75-1 puan) arasında düşüş yaşandı. Yıl sonuna yaklaşılırken bilanço hareketlerinin de etkisiyle mevduat tarafındaki aşağı yönlü hareketin devam etmesi, tamamen atılacak politika adımlarına ve enflasyonda son dönemde oluşan yukarı yönlü risklere bağlı kalabilir. Genel olarak beklentimiz, mevduat faizlerinin yüzde 8.50-9 bandında kalması yönünde.

Muzaffer ÖZTÜRK / ABank Kurumsal ve Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı
“Merkez 100 Baz Puan Daha Düşürebilir”

Genel faiz hadlerinde son dönemde yaşanan düşüşte Merkez Bankası’nın faiz kararı temel belirleyicilerden biri oldu. Ancak MB’nin piyasa likiditesini yüksek tutması da bu düşüşü destekledi. Sonuçta tahvil, bono ve piyasa faiz oranları aşağıya çekildi. Ancak mevduat ve kredi faizlerindeki gerileme eğilimi son dönemde oldukça güçlü. Bu nedenle yılın kalanında yeni faiz düşüşleri daha sınırlı kalabilir. Buna karşın yine de ekim-kasım döneminde 50-100 baz puan daha düşebilir.
Merkez Bankası yılın kalanında faiz koridorunun üst bandını 100 baz puan daha indirebilir. Buna karşın politika faizinde değişim olmaması ve efektif fonlama maliyetinin zaten düşük seviyelerde kalması, faizlerdeki yeni düşüşleri azaltır.

Taylan TURAN / HSBC Bank Genel Müdür Yardımcısı Bireysel Bankacılık
“Mevduat Faizleri 1 Puan Daha Düşebilir

Merkez Bankası’nın fonlama maliyetlerini aşağı çekmesi, temmuz-eylül döneminde mevduat faizlerinde ortalama 100-150 baz puan gerilemeye neden oldu. Ancak bankacılık sisteminin kredi/mevduat rasyosu yüzde 100’leri aştı. Bu arada bankalar yılın son çeyreğinde kredi portföylerini daha agresif artırma eğiliminde olacaklar. Bütün bunlara bağlı olarak mevduat faizlerindeki aşağı yönlü hareketin bundan sonra biraz daha sınırlı kalacağını düşünüyoruz. Sene sonunda ortalama mevduat faizleri, bugüne göre 50-100 baz puan daha düşük olabilir.

Merkez Bankası, temmuz ayından bu yana bankacılık sistemine sağladığı fonlamanın ortalama maliyetini kademeli olarak düşürüyor. Buna bağlı olarak özellikle faiz indirim beklentilerinin belirginleştiği ağustos boyunca konut kredisi gibi daha uzun vadeli kredi faizleri geriledi. Bu bağlamda MB’nin 150 baz puanlık faiz indiriminin kredi faizleri üzerindeki etkisi oldukça sınırlı kaldı. Faiz koridorunun üst bandı olan gecelik borç verme faizinde indirimlerin devamı halinde kredi faizlerindeki düşüş de devam edebilir. Ancak bu durumda düşüşün uzun vadeli kredi faizlerinde (konut gibi) daha belirgin olmasını bekleyebiliriz.

Patronlar Dünyası

Faiz İndi Kredi Alan Sevindi


Bir Faiz İndirimi Daha 20 Bin TL’yi Cepte Bırakır 

Sert düşen konut kredisi faizi aylık yüzde 0.90’a kadar indi. Bu da 100 bin TL kredide toplam ödenecek tutarı 11.181 TL azalttı. Merkez’den 0.75 puanlık daha faiz indirimi bekleniyor. Bunun da konut kredisi faizini yüzde 0.80’e indirmesi bekleniyor. Bu da eylül başına göre toplam tutarda yaklaşık 20 bin TL azalma demek.

Küresel likidite koşullarındaki artışa paralel olarak Merkez Bankası'nın birbiri ardına yaptığı faizindirimlerinin tüketici kredilerine de yansıması, kredikullanan vatandaşları da önemli bir faiz yükünden kurtarmış oluyor. Öyle ki, yapılan faiz indirimleriyle, 60 ay vadeli 100 bin lira konut kredisi kullanan bir tüketicinin vade sonunda ödediği toplam tutar, eylül ayı başına göre, bankasına göre değişmekle birlikte 10-11 bin lira azalmış durumda. Şu an komisyon ve dosya masraflarını dahil etmeden 60 ay vadeye aylık en düşük faizi uygulayan bankanın müşterisi çok değil eylül ayı başında, 100 bin lira konut kredisi için aylık 1.19 faizle vade sonunda toplam 140 bin 460 lira öderken, şimdi yüzde 0.90 faizle vade sonunda 129 bin 840 lira ödüyor. Ancak görünen o ki, önümüzdeki dönemde kredi kullanacak olan tüketiciler daha da şanslı olacak. Hatta öyle ki, önümüzdeki 2 ayda Merkez Bankası'nın beklentiler doğrultusunda faiz koridorunda indirime gitmesiyle eylül ayı başına göre 100 bin lira konut kredisi kullanan tüketicinin cebinde kalacak olan para tutarı 20 bin liraya kadar çıkabilecek.

Faiz Yüzde 0.80'lere Kadar İnebilir

Bu hesabın altında hiç kuşkusuz Merkez Bankası'nın faiz koridorunda bir miktar daha indirim yapması beklentisi yatıyor. Bilindiği gibi, Şubat 2012'den bu yana faiz koridorunun üst bandını yüzde 11.50 seviyelerinde tutan Merkez Bankası ağustos ayında yayınladığı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetlerinde faiz indirimi sinyali verince, bankalar eylül ayı başında konut kredisi faizlerinde küçük de olsa indirime gitmişti. Ancak 19 Eylül'de yapılan PPK toplantısında Merkez faiz koridorunu 1.5 puan ile beklentilerin çok üzerinde indirince, bankalar konut kredisi faizlerinde aylık 0.30 puana varan indirime gitmişlerdi. Bankacılar Merkez’in yıl sonuna kadar 0.75 puan daha faiz indirimine gideceğini beklerken, bu indirimin de kredi fasizlerine yansıyacağını ifade ediyorlar. Özellikle konut kredisi faizlerinde indirim için bir miktar daha yer olduğunu belirten bankacılar, bütün bankalar katılmasa da bazı bankaların konut kredisi faizini yüzde 0.80'e kadar çekebileceğini söylüyor. Bu da eylül ayı başına göre 100 bin liralık bir kredide yaklaşık 20 bin liralık bir fark demek.

0.1 Puan Konut Sektörünü de Hareketlendirir

Özellikle Faiz indirimlerinin konut sektörünü de hareketlendirmesi bekleniyor. Faizin yüzde 1.30’lardan 1'in altına inmesiyle sektörde bir hareketlilik gözlendiğini belirten uzmanlar, faizin 0.1 puan daha düşümesinin satışları hareketlendireceğini belirtiyor.




Habertürk Sefa Yüksel

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.

100 Bin Liralık Kredinin 25 Bini Devletten

Bu ücretleri vatandaş ödemeyecek Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamındaki kredilerde sözleşme, noter, tapu ve belediye harçları, damga ve veraset intikal vergileriyle döner sermaye gibi ücretleri vatandaş ödemeyecek.

Hak Sahiplerince Bankalardan Kullanılacak Kredilere Sağlanacak Faiz Desteğine İlişkin Karara göre, güçlendirme, konut ve iş yeri yapım kredisinin şartları belirlendi.

Buna göre, güçlendirme kredisi kullanacak vatandaşlar 50 bin, konut ve iş yerini yeniden yapmak isteyen vatandaşlar 100 bin lira kredi çekebilecek. Güçlendirme ve konut yapım kredisinin yüzde 4’ünü, iş yeri yapım kredisinin de yüzde 3’lük kısmı devlet tarafından karşılanacak.

25 Bin Lira Faiz Desteği

Vatandaş, bankadan 10 yıllık planlama doğrultusunda, 100 bin lira çekmesi halinde Bakanlık’tan yaklaşık 25 bin lira faiz desteği alacak.

Bankalar, kentsel dönüşüm kredisi almak isteyenlerin başvuruları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın belirlediği lisanslı kuruluşlarca incelenerek, onaylanacak.

Faiz Oranları Bakanlık Tarafından da Duyurulacak

Bakanlık, kentsel dönüşüm kredisi veren bankalar arasında rekabet yaşanmasını öngördüğünden, vatandaşlar, en düşük krediyi veren bankaları tercih etmeleri konusunda uyarıldı.

Protokol İmzalanan Bankaların Faiz Oranları, Bakanlığın İnternet Sitesinden Yayımlanacak.

Kentsel dönüşüm kredilerinde, sözleşme, noter, tapu ve belediye harçları, damga ve veraset intikal vergileri, döner sermaye gibi her türlü işlemin ücreti vatandaştan talep edilmeyecek. Bakanlık yetkililerince vatandaşlardan bu konuya dikkat etmeleri istendi. 

Vatan Gazetesi

En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.